Masumiyet müzesi uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Sonunda okumayı başardım.
Kitapla ilgili şunu söyleyebilirim ilk yarısını gayet rahat akıcı ve hızlı bir şekilde okudum ama sonrasında okumak benim için güçleşti kopuş yaşadım. Ara ara beni tekrar kendine çeken, okuma isteği uyandıran ufak tefek şaşkınlıklar yaşatsa da ilk yarısı gibi olmadı açıkçası. Ama yine de okunabilir bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Kısaca kitapta Kemal'in Füsun'a duyduğu saplantılı aşk ve bu aşk etrafında gelişen olaylar işlenmiştir.
(SPOİLER)
Kitabın başlarındaki kemal hayatı seven, neşeli, hoş ve şakacı bir adamken kitabın sonlarına doğru dünyadan, hayattan kopmuş, asık suratlı, ağzı sigaralı bir ihtiyara dönüşüyor. Yani Kemal'in Füsun'a duyduğu bu büyük aşk hem ona hayatının en mutlu anını yaşatmış hemde onu hayata küskün, içine kapanık, kederli bir adama dönüştürmüştü.