"Tanıyor, biliyor ve susuyordum. Kazananların kaybettiğini yok edenlerin yok olduğunu, doğanların öldüğünü görerek susuyordum. Efendim Fuzûlî'nin sözlerinin haklı çıktığına, bilginin bir dedikodu kıskacı olduğuna, her ne var ise aşkta var olduğuna, zihnin önünde kalbin durduğuna, gönlün akla galip geldiğine tanıklık ederken daha iyi görebiliyor, anlıyor ve yine susuyordum. Israrla susuyordum. Yüreklerin Allah'ın elinde olduğunu bilerek susuyordum."