Fareler ve İnsanlar benim için iki arkadaşın hikâyesinden çok daha fazlasıydı. Biri çocuk gibi saf, iyi niyetli; diğeri her an tetikte, korumacı ve sorumluluk yüklü. Küçücük bir hayalleri var ve o hayalin peşinde verdikleri mücadeleyi okurken, insan ister istemez onların yanında koşuyormuş gibi hissediyor. Gerçekleşmeyeceğini az çok bilsem de, her satırda “belki olur” diye umutlandım. O küçük arsayı, tavşanları, yoncalığı, küçük kulübeyi sanki ben de gözümde canlandırdım. Hayalin hep bir adım ötede durmasına rağmen George’un onu yaşatma çabası, içimde hem hüzün hem sıcaklık bıraktı.
George’ta bir kişilik içinde iki farklı yön gördüm: Sürekli kızan, sinirlenen tarafıyla; ne olursa olsun Lennie’ye zarar gelmesin diye koruyan tarafı arasındaki o gelgitler beni en çok etkileyen şeylerden biriydi.Kitap kısa ama çok öz. Bittiğinde ise tuhaf bir şekilde bitmemiş gibi geliyor. Hikâyeyi kafamda devam ettirdim; “Acaba sonunda o küçük arsayı alabildiler mi?” diye düşünerek ilerlediğim sayfalar, beklemediğim bir sonla noktalandı. Ama o son bile kitabı benim için tam anlamıyla kapatmadı... Ben beğendim okuyacak okur arkadaşlarıma şimdiden keyifli okumalar dilerim...