Yılın en güzel kızını seçmek ya da perşembe pazarındaki en ucuz domatesi bulmak değildir onların derdi. (Bu yüzden de her zaman sevilen kişiler değillerdir!) Filozoflar böyle geçici ve gündelik şeylere yan gözle bakarlar sadece. “Ebedî doğru”, “ebedî güzel” ve “ebedî iyi”yi bulup göstermeye çalışırlar.
Şu arkamda gördüğün, bütün tapınaklann en büyüğü. Adı Par-thenon, yani “bakirenin evi”. Kentin koruyucusu olan tannça Athena adına yapılmış.
“ Neyin doğru olduğunu bilen, doğru olan şeyi yapacaktır.” diyordu Sokrates. Doğru bilginin doğru davranışa yol açacağına inanıyordu. Ve ancak doğru davranan kişi doğru bir insan olabilirdi. Yanlış davranı yorsak, bu daha iyisini bilmediğimizdendir. Bilgimizi artırmaya çalışmak bu yüzden önemlidir işte.
Yunan tanrılarının ulağıydı Hermes. Aynı zamanda deniz yolcularının tanrısıydı, ama bu en azından şimdilik bizi ilgilendirmiyor. Asıl önemlisi, gizli ya da erişilmez anlamındaki “hermetik” sözcüğü nün Hermes’ten geliyor olması. Bir bakıma Hermes bizi birbirimizden sakladığı için, bence çok uygun bir ad bu.
Bunu bir ressamın yaptıklarıyla karşılaştırabiliriz. Eğer ressamın elinde tek bir renk, diyelim ki kırmızı varsa, yeşil ağaçların resmini yapamayacaktır. Ama eğer sarı, kırmızı, mavi ve siyah boyalara sahipse, bunları farklı oranlarda karıştırarak yüzlerce değişik renk elde edebilir.