belki
de insanların yeryüzünde ulaşmaya çalıştığı tek gaye, bu
gayeye ulaşma yolundaki daimi çaba, başka bir deyişle
hayatın ta kendisidir, yani iki kere iki dört cinsinden bir
formül olan gaye değildir; zaten iki kere iki dört, hayat
değildir baylar, ölümün başlangıcıdır. Hiç değilse insan, bu iki
kere ikiden daima ürkmüştür; ben hâlâ ürküyorum. İnsan
bütün ömrünü iki kere iki peşinde geçirir, bu uğurda denizler
aşar, hayatını harcar, fakat yemin ederim, arayıp gerçekten
elde etmekten korkar. Çünkü onu bulur bulmaz artık erişecek
şeyi kalmayacağını bilmektedir....
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından
gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim,
ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye
büsbütün boyun eğmeye de razı olamam..
umutsuzluk en yakıcı zevktir, özellikle de içinde
bulunduğun durumun çaresizliğini açıkça kavramışsan.
Tokadı yiyince, bilinç öyle bir ezilir ki, pestile döner. Bana en
çok dokunan, suçlu olsam da olmasam da her zaman bir çeşit
tabiat kanununa uyar gibi, herkesten önce kendimi suçlu
görmemdi. Bu, ilkin çevremde herkesten akıllı olmamdan
ileri geliyor.