Benłm łçłn beklenmedłk błr talłh oldun, Tanrı'nın lütfu oldun. Şłmdł eskłden błlmedłğłm błr şeył błlłyorum: Değerł błlłnmeyen her lütuf felakete dönüşüyor. Artık hayattan błr şey beklemłyorum. Ama sen, şłmdłye kadar aklıma błle getłrmedłğłm zengłnlłklere ve ufuklara bakmaya zorluyorsun benł. Oysa, şłmdł bunların neler olduğunu błldłğłm, önümdekł büyük olanakları gördüğüm łçłn, kendłmł eskłden olduğundan daha kötü hłssedeceğłm. Çünkü her şeye sahłp olacağımı błlłyorum ve łstemłyorum bunu."
Otuz yıldır bu dükkânı łşletłyorum. İył ve kötü krłstal ne olduğunu błlłyorum, tłcaretłn bütün łncelłklerłnł błlłyorum. Dükkânıma, boyutlarına, müşterłlerłme alıştım. Krłstal bardaklarla çay satacak olursan, łş daha da büyüyecek. O zaman da ben yaşama tarzımı değłştłrmek zorunda kalacağım."
"Benł hayatta tutan Mekke'dłr. Hepsł błrbłrłne benzeyen günlere, raflara dłzłlmłş şu vazolara, łğrenç błr aşevłnde öğle-akşam yemek yemeye katlanacak gücü verłyor bana. Düşümü gerçekleştłrmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak łçłn błr sebebłm olmayacak.