Senin sevdiğin sakin kavramlar olan "vatan" ve "dostluk" ile beni saran "üstün vatan" ve "insanlık", yıkıp yok etmenin aynı güçlü rüzgârı karşısında aynı değeri taşırlar. Bazı heceleri, hatta bazen heceleri de değil, bazı söylenmemiş sesleri, bir a'yı, bir u'yu söylemek için kurulmuş olduğumuzu hisseder, sonra bozuluruz. Hatta, en büyük düşüncelerin bile işkembelerini açtığın zaman, onların da içlerine, tenekeden bir motorun özenle yerleştirilmiş olduğu, kepekle doldurulmuş kuklalar olduklarını görürsün.
Konfüçyüs der ki: "Pek çokları mutluluğu, insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha da alçakta; ama mutluluk insanın boyu hizasındadır." Doğru. Yani, ne kadar insan boyu varsa, o kadar da mutluluk vardır.
Kalbimde birikmiş bütün acı anılar, dostlardan ayrılışlar, yitirilen kadınların gülümseyişi, kendileri de kelebekler gibi yolunup yalnız kurtları kalan umutları hatırlarım; bu kurt, kalbimin yaprakları üzerinde sürünüp onları yer.