Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır.
İnsanlar ancak belirli bir ölçüye kadar birbirlerine sokulabilirler,
üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca,
umutsuzluklarından her şeyi bırakıp kaçarlar.
Hâlbuki mümkün olanla yetinseler,
hayallerindekini gerçek sanmaktan vazgeçseler bu böyle olmaz.
Herkes doğal olanı kabul eder,
ortada ne hayal kırıklığı, ne gönül kırgınlığı kalır...
Zaman zaman beni saran hüzünlerin,
hayat bıkkınlığının, bir ruhi hastalık alameti olmasından korkardım.
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
"Ben böyleyim işte!" dedi.
"Ben garip bir kadınım...
Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız...
Çok manasız kaprislerim, birbirine uymaz saatlerim vardır...
Hulasa arkadaş olduğum kimseler için pek müziç ve anlaşılmaz bir mahlukum..."