Mehmet Öğretmen

Mehmet Öğretmen
@tHe_gAmE
Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinde bir öğretmen .. Okuduğun her kitap seni bir adım daha ileri taşır..
MEB’de Yönetici
Hatay İskenderun, 2 Aralık
200 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
7/10
·72 syf.··
2023 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 17:06
Jack London tarafından kaleme alınan "Kızıl Veba" adlı bu roman New York'ta başlayan salgın dönemi ve sonrasını ele almaktadır. Salgından sağ kurtulan Profesör Smith 60 yıl sonra torunlarına yıllar önce dünyayı saran bu vebanın yayılışını ve buna bağlı olarak insanlığın yıkılışını, medeniyetlerin yok oluşunu anlatmaktadır. Aklıma yakın zamanda yaşadığımız korona virüs salgını geldi, insanoğlunun hiçbir zaman ders çıkarmadığını gösteren bir kitap, keyifli okumalar dilerim.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Reklam
9/10
·324 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 00:05
Kalemine hayran olduğum Zülfü Livaneli'den Sultan ll. Abdulhamid'in bilinmeyen yönlerini anlatan etkileyici bir yapıt. Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı olan Sultan ll. Abdülhamid, 1909 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından mutlak hâkimiyetine son verilerek ailesi ile birlikte Selanik'e, Alatini Köşkü'ne sürgüne gönderilir. Bu sürgünde kendisi ve devletiyle ilgili vicdan muhasebesine girişir. Bu eserin bir diğer karakteri ise padişahın ve ailesinin sağlığı ile ilgilenmesi için emrine verilen Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey'dir. Padişahtan ölesiye nefret eden İttihatçı bir subaydır. Padişahın ülkesi için neler yaptığı ve yapamadıklarını, yapamadıklarının sebebini anlattığı, sohbet edebildiği tek kişi bu ittihatçıdır. Sultan ll. Abdülhamid döneminin anılar şeklinde Tabip Atıf Hüseyin Bey'e anlatıldığı bu sürükleyici romanı okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim..
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
9/10
·508 syf.··
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 15:15
Charles Dickens'ın 1859 yılında yazmış olduğu "İki Şehrin Hikayesi" adlı bu eser Fransız Devrimi öncesi ve sonrası Fransa (Paris) ve İngiltere'de (Londra) geçen olayları ele alır. Bir çağın kapanışı diğer çağın açılışını. İtiraf etmeliyim ki başta çok sıkıcı ve ağır ilerliyordu. Bu yüzden kitabı yarıda bırakmayı, başka bir kitap okumayı düşündüm ve yine itiraf etmeliyim ki kitabın orta bölümünden sonlarına doğru kendimi -sanki olayları bizzat yaşıyormuşum gibi- kitabın içinde buldum ve hiç bitmesin istedim. Kitabın içeriğine dönersek; Fransız Devrimi'nden önce Aristokrat dediğimiz elit kesim hayatını zevk ve sefa içinde idame ettirirken halk açlık, sefalet ve hiçsizliğe terk edilmiştir. Bu ezilip, hor görülen halk Fransız Devrimi ile -her ne kadar sloganları hak, eşitlik, adalet ve özgürlük olsa da- bir zorbaya dönüşür ve geçmişte onlara yaşatılan kötü muamelenin intikamını almak ister. Milli Ustura, Küçük Azize ismini verdikleri Giyotin ile suçlu, suçsuz ayrımı yapmadan insanları gaddarca ve acımasızca idam ediyorlar, Fransa'nın bu şekilde düzlüğe çıkacağına inanıyorlardı. Eser karakterler açısından çok zengin ve birbirleriyle çok bağlantılı, olaydan olaya atlanılmıyor, akış sürükleyici bir şekilde ilerliyor. En sevdiğim karakter Sydney Carton oldu. Öyle muazzam bir kahramanlık rolünü üstlendi ki sanırım çoğu okuyucu onu delilikle itham edebilir :) En sevmediğim karakter ise Madam Defarge oldu. İçinde sevgiye yer olmayan sadece geçmişin intikamını almak isteyen bir yüreğe sahip. Tahmin edersiniz ki layığını buluyor. Okuduğum en başarılı klasik eserlerden biri diyebilirim. Şiddetle tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim ..
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma