Sessiz bir an aradım şehirde . Günün her anında, her saatinde aradım. Ama yoktu. Geceleri bile bir ses mutlaka vardı.Sessizlik denen şeyi yok etmişlerdi, kalmamıştı . Ve sessizliğin olmadığı bir yerde hiçbir sesin anlamı yoktu artık.Çünkü bunca ses vardı ama duyan, dinleyen yoktu. Kendi sesimi bile duyamaz oldum bir yerden sonra. Çünkü konuşmuyordum.
Mutlu son dedigimiz nedir ki Osman? Anlatanlar, hikayenin mutluluğa yakın bir yerinde anlatmayı bıraktıkları için birilerinin sonsuza dek pembe bulutlarda yaşadıklarını sanıyoruz. Halbuki pamuk prensesle yakışıklı prens düğün organizasyonu sırasında mutlaka kavga etmişlerdir. Kaynanalar bi şey karıştırmış, kayınço bir hırtlık yapmış, arkadaşlar dolduruşa getirmiştir. Nikah masasında bitmiş bile olabilir bu masal, hiç bilmiyoruz ki.