Derin şekilde hatırladığımız her eserin altında, onunla temas ettiğimiz anın hususiyetleri, Bir bakıma bu anın, musikiyi az çok hayatımıza nakletmekten ibaret olan macerası vardır.
Niçin ruhi hayatımızın büyük bir kısmını bu hasret yapar? Bir katresi olarak yaratıldığımız unvanı mı arıyoruz? Maddenin sükûnunun peşinde miyiz? Yoksa zamanın çocuğu onun potasında pişmiş bir terkiple onun mazlumu olduğumuz için geçen ve kaybolan tarafımıza mı ağlıyoruz? Hakikaten bir kemalin arkasından mı gidiyoruz, yoksa zalim zaman nizamından mı şikayet ediyoruz?