Karabibik'in bütün aşkı şu birkaç dakika ile sınırlanmış bulunmaktaydı. Bir çirkin gülümseme, bir iki sıradan nükte, içinden gelen kısa bir çığlık; işte ömrünün romanı bundan ibaretti.
Sabırsız kişi ise tatmin olmaz, doyumsuzdur, yatıştırılamaz, ertelenemez, disiplinsiz, idare edilemez, dengesizdir.
Sabırsız kişi hep aşağıya doğru gitmek ister.
Sabırsız kişi zamanını kısıtlı zaman olduğunu düşünmez. Hep onun emrinde olduğunu zanneder.
On dakikaya çıkıyorum. Hemen motorlu beynimle beynime biniyorum. Bir şey söylemek istediğimde kendimi tutamıyorum. Artık daha fazla bekleyemem, bir an önce çözülmesi gerek. Söylüyorum ya, düşünmeden konuşuyorum işte. Buna spontanlık deniyor. Söylediklerimden hep pişman oluyorum...
Öfkelenmeden, dalgaşmadan, hakaret etmeden, aşağılamadan, ortalığı kırıp dökmeden önce beklemeyi bilmek gerekiyor. Aceleci sinek olmamak lazım.
Son mektubu yazmadan önce beklemek lazım. Haklı olduğunu, karşındakinin ise hatalı olduğunu düşünmeden, köprüleri yıkmadan beklemek lazım.