Tuğçe

Yaz... Hele Manisa’nın yazı; o, her biri henüz fırından çıkmış birer kocaman tepsi ekmeği gibi sıcak, yumuşak ve bitmez tükenmez ve yine tadına doyulmaz azatlık günleriyle; o, gövdeleri küsbe terleri döken ve dallarından mis kokulu ballar akan yemiş ağaçlarıyle; o, iri iri üzüm salkımlarının renkten renge girerek bazısının altınlaşıp bazılarının yakutlaştığı beyaz kuleli yeşil bağlariyle; bu bağlardaki sergi yerlerinin gece cümbüşleriyle ve nihayet, buğday başaklarının akşam meltemlerinde kumral bir deniz gibi ürperip dalgalandığı engin ovalarıyle Manisa’nın yazı...
Sayfa 101
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Benim için ilkbahar Nevruz gününün "Mesir" şenlikleriyle başlardı.
Sayfa 93
Sanıyordum ki, onun eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızların birdendiğini verecek ve ben eskisi gibi zıplayıp koşmaya başlayacaktım.
Sayfa 89
Belki ölüm nedir bilmiyordum; belki onu hastalık gibi, kaza gibi gelip geçici bir şey sanıyordum; belki de annemin verdiği kara haber beni öyle bir yerimden vurmuştu ki, sersemleşip kalmıştım.
Sayfa 80
Annesi de gitti mezara, babası da gitti mezara, kendi de gidecek mezara.
Sayfa 78