Tuğçe

Deniz kıyısındaki küçük ev, yakınımızdaki orman, elimizde yetiştirdiğimiz çiçekler ve geceler, o upuzun mutluluk dolu geceler. Ocakta alev alev yanan odunlar, alevlerin yüzündeki emsalsiz aksi ve durmadan aşka çağıran gözlerin...
Sayfa 265
Reklam
Yaşadıkça aynaya baktığın zaman artık bir tek kadın göreceksin. O benim sevdiğim kadın, o benim inandığım kadın. O benim taptığım ve yaşadıkça o benim tapacağım kadın.
Sayfa 257
İnsanoğlu mutluluğa ne kadar çabuk alışıveriyor?
Sayfa 253
Senin de korkuların, tutkuların, arzuların vardı. Varoluşunun sebebi elbette bu küçük oyun değildi. Sen bir okyanustun. Sevmen de sevilmen de okyanusça olmalıydı.
Sayfa 246
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum.
Sayfa 239