Gelecekte Dante’yle bana ne olacağı umurumda değildi. Sahip olduğumuz şey şu andı ve o anda başka bir şey istemiyor, başka bir şeye gereksinim duymuyordum. Yaşadığımız her şeyi, birbirimize öğrettiklerimizi düşündüm, bu öğrettiklerimizi asla unutamayacaktık çünkü bunlar kalbimize kazınan derslerdi, kalplerimiz “aşk” denilen o yabancı ama tanıdık, basit ama çözülemez kelimeyi anlamayı öğrenmişti.
Ve hepimiz yaşamaya değer bir hayatımız olsun istiyorduk. Belki bazı insanlar kendilerine neden doğduklarını ya da neden mutluluğu asla bulamadıklarını sorarak ölüyorlardı. Ben kendime bu soruları sorarak ölmeyecektim.