tafafiction

tafafiction
@tafafiction
Süsünden öldü, hüznünden oldu
Tasarım
İstanbul
1 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İmam Ali Yolu, Kan Kalesine giden kemik köprü
“Rivayet olunur ki; O yoldan geçen asla Kan Suyu’nu görmezdi. “İmam Ali yolu” derlerdi. İmam Ali o köprüleri geçti. Öte başa vardı. Yol gidecek yerde bir büyük kemikten yol gider. İmam Ali o kemik üzerine çıktı. Bir büyük ejderha başı asılıp durur. İmam Ali ona yakın geldi. O ejderha başı harekete geçip hemen bir kere haykırdı ve Ali'ye hamle eyledi. İmam Ali o ejderha başına kılıcı öyle bir vurdu ki ejderhanın başını parçaladı. Tılsımlar bozuldu. İmam Ali atını ileri sürdü. Bir burç gördü. Her bir burçta ne kadar canavar var ise hep o burca tılsım edilmişler. İmam Ali her birini bir türlü ilim ile bozdu. Üç gün üç gece devam etti. Dördüncü gün o köprünün öte başına vardı. Gördü ki köprünün öte başında bir azim kedi başı vardır. Ve bir tarafında bir azim köpek başı vardır. İmam Ali onlara yaklaştığında kedi ağzını açıp öyle miyavladı ki sanki gökler ve yerler yıkıldı. İmam Ali onu kılıç ile vurup yere düşürdü. O köpek başı öyle ulu ki alem zelzeleye vardı. İmam Ali köprüyü geçti. Meğer kan kalesi o aralığa yedi günlük yol idi.” Hazret-i Ali Cenkleri
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Gülümsüyor, kıracak!” İsmet Özel
İnsanlığı öteki üstünden kurtarma gafleti
Ne yaşadığını anlamaya çalışanlar ile ne yaşayacağını bilmeye çalışanları bir araya toplasak da “ ulan olan oluyor ve olacak” desek yine ikiye ayrılırlar. ‘Olmaz olsuncular’ ve ‘ya olmazsacılar’ için tekrar kolları sıvama gafletine düşeriz. Biraz bir arada durabilseler, ‘olmazsa olmazcılar’ olarak yaşasalar mesela? Ah hayallerim.
Modern tanrılara ontolojik aduket taktikleri
Aklımdaki tanrılardan Allah’a sığınırım, hepsi yıkılır. Soranlara da aklıma taktığım baltayı gösteririm, deli derler. Demezlerse aduket.
Din
Sinirler gergin, isyan güncellemesi
Kendimizi kabul ettirmek için “önemseme, umursama, bencil ol, iyilik yapma, kendinden başkasını düşünme” vs. gibi teklifler dönüyor dünyada artık. Kabul edilmek içinse kusurlarımızın sicilini, ihtiyacımızın vahşiliğini, kazanmanın temel ihtiyaç olduğunu, kaybetmenin gerçeği bulmak olduğunu, üstüne bir de artık arşa çıkarıp da tekrar ulaşamadığımız hazzın lezzetine böylece erişebileceğimize dair yalanlarla; lağıma girmeden kıymetli olduğumuzu bilemeyiz diyor günümüz aklı. Özgüven, özsaygı, öz farkındalık, özgürlük bilmem ne mitleri bizi tahammül edemeyeceğimiz bir sahteliğe kurban ediyor. Kendimizi afişe ettikçe bakire, kötülüğü dillendirdikçe kutsal, iyiliğe maruz kaldıkça mağdur, mağrur, mahçup ve mazur sayılıyoruz. Gerçeğin bizi önemsizleştirmesi tahammül sınırlarımızın çok altında halbuki, biz bunu hakaretten sayıyoruz. Çıkarsız yaşamayı sahte, kazanımsız eylemi boş ve anlamsız buluyoruz. Tüm bunları insan olmak diye tanımlıyoruz nihayetinde. Peki zihinlerimizde -nasıl oluyorsa artık- bulunan ‘tahrif edilmemiş insan’ karşımıza geçip bizimle hesaplaştığında yaşayacağımız tahribata nasıl dayanacağız. Sağ çıksak nasıl ödeyeceğiz. Açlığın diyetini, oburluğun diyetiyle bir tutacak kadar sapıttık. Suyun seyrelticiliğini, bağımlılıklarla da elde edilebildiğini sanan akla yazıklar olsun.
Duygu ve Düşünce