İsa aleyhisselam, bir gün otlakta otlayan bir sürüden bir koyun yakalayarak, kulağına bir şeyler söyledi. Koyun, ot yemez, su içmez oldu. Birkaç gün sonra, yine aynı otlaktan geçen İsa aleyhisselam, çobana o koyunu göstererek:
-Bu hayvan hasta mı? Neden, diğerleri gibi ot yemiyor ve su içmiyor? diye sordu.
Kendisini tanımayan çoban da:
-Geçenlerde, buradan bir zat geçti ve bu koyunun kulağına bir şeyler söyledi. O günden beri, bu hayvana bir durgunluk geldi, cevabını verdi.
Acaba, Hazreti İsa koyunun kulağına ne söylemişti?
İslam mitlerini anlatıda ve yazında nasıl kullandıklarına dair bir örnek görmek çok sevindiriciydi.
“Tanrı Teâlâ bana emreyledi; ben o zelzeleyi tutmayaydım yedi kat yer, öküz, balık cümle hareket ederdi.”
Öküz, balık ve yedi kat mitini merak edenler: BKZ. Bahamut
Bir zaman vardı ya tarih-i mukaddes modası...
Yeni yaptırdığı köşkün büyücek bir odası
Mutfakta eski resimler ile hep süslensin
Diye ressam aratır hayli zaman bir zengin.
Biri peyda olarak 'Ben yaparım' der, kolunu
Sıvayıp akşama varmaz, sekiz arşın salonu
Sıvar ama ne sıvar...Sahibi der:
-Usta bu ne?
Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine! ..
-Bu resim, askeri basmakta iken Firavun' un
Kızıl Deniz yarılıp geçmesidir Musa' nın
-Hani Musa, be adam?
-Çıkmış efendim karaya
-Firavun nerde?
-Boğulmuş.
-Ya bu kan rengi boya?
-Kızıl Deniz, a efendim yeşil olmaz ya bu da!
-Çok güzel levha imiş, doğrusu şenlendi oda!