• Canan Karatay veya benzeri bir uzmanın kitabını okuduysanız, örneğin Ümit Aktaş yada Tahıl Beyin kitabının yazarı gibi, bu kitapta da aynı öğretinin din ile boyanarak verildiğini göreceksinizdir. O yüzden bildiğim şeylere maruz kalmaktansa başka bir kitap okumayı tercih ederim.
  • Eğer aşağıdaki şikâyetlere sahip iseniz BU KİTABI MUTLAKA OKUYUN!
    - DEHB (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu)
    - Anksiyete ve kronik stres
    - Kronik baş ağrıları ve migren
    - Depresyon
    - Şeker hastalığı
    - Epilepsi
    - Odaklanma ve konsantrasyon problemleri
    - Arterit gibi enflamatuvar sorunlar ve hastalıklar
    - Uykusuzluk
    - Çölyak, gluten alerjisi ve irritabl bağırsak sendromu gibi bağırsak rahatsızlıkları
    - Alzheimer başlangıcı olarak kabul edilen hafıza problemleri ve hafif bilişsel sıkıntılar
    - Duygudurum bozuklukları
    - Aşırı kilo problemi ve obezite
    - Tourette sendromu ve daha fazlası

    Sayılan bu şikâyetlere sahip olmasanız da beyninize, sağlığına ve doğru işleyişine değer verirseniz BU KİTAP OKUYUN!

    Dünyaca ünlü Nörolog David Perlmutter, bu kitapta uzun yıllardır tıp literatürünün derinlerinde gizlenmiş bir gerçeği dile getiriyor: Karbonhidratlar beyninize zarar verir. Tam tahıllı gıdalar gibi sağlıklı olduğu iddia edilen karbonhidratlar bile bunama, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, epilepsi, anksiyete, kronik baş ağrıları, depresyon ve cinsel isteksizlik gibi pek çok farklı sorun ve hastalığa neden olabilir.

    Dr. Perlmutter, beynin her gün yediğimiz ekmekte ve meyvelerde bulunan maddelerin beyninize nelere yol açtığını, beynin neden yağ ve kolesterolle geliştiğini, yeni beyin hücrelerinin büyüdüğünü herhangi bir yaşta nasıl teşvik edeceğinizi açıklıyor. Akıllı genlerimizi özel diyet seçimleri ve hayat tarzı alışkanlıklarıyla nasıl kontrol edebileceğimizi enine boyuna tartışıyor. O çok korktuğumuz hastalıklardan "ilaçsız" nasıl kurtulabileceğimizi anlatıyor.

    Bu kitap beyninizin kaderini genlerinizin değil, tükettiğiniz besinlerin belirlediğini ortaya koymakta.
  • Uykunun bilimsel açıdan değerini ilk kez bu kadar iyi anlıyoruz. Laboratuvarlarda yapılan araştırmaların ve klinik incelemelerin sonuçlarına göre başta beyin olmak üzere vücudumuzdaki bütün sistemler, uyku kalitemizden ve miktarından etkilenmektedir.
    Uykunun kanıtlanmış faydaları arasında şunlar sayılabilir: Uyku ne kadar yemek yediğimizi, metabolizmamızın hızını, ne kadar şişman ya da zayıf olacağımızı, enfeksiyonlarla ne kadar savaşabileceğimizi, ne kadar yaratıcı ve öngörü sahibi olabileceğimizi, stresle ne kadar iyi başa çıkabileceğimizi, yeni şeyler öğrenmede ne kadar başarılı olacağımızı ve hatıralarımızı nasıl organize edip saklayacağımız doğrudan etkiler.
  • İlk insanlar gelişmiş bir düşünme, gerekçelendirme ve planlama yeteneği sayesinde hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları avlanma ve öldürme gibi becerilerini geliştirebilmişlerdir. Olumlu bir kısır döngü de ayrıca işlerine yaramıştır: Hareket halinde olmaları onları daha zeki kılmış, bu keskin zekâysa aktif kalmalarını ve daha etkili hareket edebilmelerini sağlamıştır. Zaman içinde insanlar daha da karmaşık düşünce sistemlerine geçiş yaparak matematik, mikroskop ve MacBook gibi şeyler üretmiştir.

    Kısacası eğer fiziksel aktivite bize bugün sahip olduğumuz beyni kazandırdıysa onu korumak için, hatta daha zeki ve hızlı bir tür haline gelebilmek için egzersiz yapmamız gerektiğini söylemek yanlış olmaz.
  • Sık rastlanan pek çok nörolojik hastalığın sadece doğru beslenerek tedavi edilebileceği, hatta bazı durumlarda tamamen ortadan kaldırılabileceği fikri oldukça cesaret vericidir. Birçok kişi tedavi için hemen ilaçlara koşar. Yaşam tarzlarında yapacakları birkaç kolay ve maliyetsiz değişikliğin, sorunlarını tamamen çözebileceğinden haberleri bile yoktur. Her hastanın durumu kendi içinde değerlendirilir ve bazı hastalarım sorunlarıyla baş edebilmek için psikolojik desteğe ya da ilaç tedavisine de ihtiyaç duyar. Fakat çoğu sadece sinir sistemlerini yerle bir eden maddeleri hayatlarından çıkararak olumlu sonuçlar alıyor. İlaç tedavisi görenlerin de büyük bir kısmı bir süre sonra kendilerini ilaç endüstrisinin ellerinden kurtararak ilaçsız bir hayatın tadını çıkarmaya başlıyor. Unutmayın; bu kitapta anlatılan diğer hiçbir şeyi yapmasanız, sadece gluteni ve rafine karbonhidratları hayatınızdan çıkarsanız bile, bu bölümde anlatılan olumlu etkilere hayatınızda net bir şekilde şahit olursunuz. Birkaç hafta içinde hem moraliniz düzelecek hem kilo vereceksiniz hem de daha enerjik olacaksınız. Vücudunuzun doğuştan sahip olduğu kendi kendini iyileştirme yeteneği ve beyninizin işlevselliği de doruk noktaya ulaşacak.
  • Beyin ayakta kalabilmek için kolestrola ihtiyaç duyar. Kolesterol, nöronların işlevselliğini devam ettirebilmesi için hayati değer taşır ve beyin için çok önemli bir besin maddesidir. Hücre zarının oluşmasında çok önemli bir rolü olan temel bir yapı taşıdır. Antioksidan özelliklere sahiptir vücutta D vitamini gibi Beyin dostu maddelerin ve steroid hormonlarının üretiminde kullanılır. En önemlisi ise kolesterolün nöronların en temel yakıt maddesi olmasıdır. Nöronlar yeteri miktarda kolesterolü kendi başlarına üretemezler ve kandaki kolesterolün onlara bir taşıyıcı protein tarafından ulaştırılmasını beklerler. Bu taşıyıcı protein, yani LDL “ kötü kolesterol” gibi olumsuz bir isimle tanınmaktadır. İyi kötü bir yana LDL Bir kolesterol molekülü bile değildir. Düşük yoğunluklu bir lipoproteindir ve hiçde kötü bir şey değildir. LDL’nin beyindeki temel görevi, hayat verici kolesterolü yakalayıp onu çok önemli işlevler üstleneceği nöronlara ulaştırmaktır.
  • Ama buradaki en iyi haber şu: metabolizmanızı karbonhidratlarla çalışmaktan kurtarıp protein ve yağla çalışır hale getirdiğiniz anda kolayca ve kalıcı bir şekilde kilo vermek, gün içinde daha enerjik olmak, daha iyi uyumak, daha yaratıcı ve üretken olmak, daha iyi bir hafızaya ve düşünme yeteneğine sahip olmak, daha renkli bir cinsel yaşama kavuşmak gibi hedeflerinize ulaşmanın da artık çok daha kolay olduğunu göreceksiniz. Ayrıca elbetteki beyninizde artık tam anlamıyla koruma altında olacak.