Sarılmak nasıl bir şey Özlemek kadar zor mu
Sensizliği saklıyorum bu yara olmadı hiç sen dışında asla başka birinin olmadım hiç güneşi görmedim hiç şikâyetçi değilim ama henüz yaralarımı saramadın hiç seninle gezmedik hiç, kokunu almadım hiç gözümde parlaklığı, sevinci görmedin hiç ne ben, ne sen göz göze gelmedik hiç üzülme şikâyetçi değilim hiç sabah seninle çalar alarmım, gece seninle uykum bir gündüz ellerini tutmayı bilmedim hiç aynı kaldırımda yürüyüp aynı tozu yutmadık hiç üzülme şikâyetçi değilim hiç adam gibi bir çiçek vermedim hiç üşüyen ellerini, ellerimle ısıtmadım gözyaşın olmadım hiç özür ne bilmedim hiç özledim bağışla, şikâyet değil bu hiç
Senden şikâyetçi olmadım hiç ( Risale 1)
Reklam
Çocukluk bilyelerimi özlüyorum Yeni bir çizgi filmle uyandığım O sabahları...
Sabahın beş buçuğu, kendimi mesafelere odakladım Uykular haram orada morarıyorken dudakların. Ve neydi kollarımda başka birine göz atmanı gerektiren? Ne acı hiç bitmiyor tuzakların. Uykusuzluk benim bilmek istiyorsan buyur Bir vakit değişmedim göremesen de. buyum Çok bir şey üzülmedim nasılsa gelirsin Ben her ihtiyaç duyduğunda tükettiğin su'yum. Oradan anla baharı, gurbeti yemek yapıp kaşıkladım Bir çocuk gözlerinde anlamasın uçurtmanın
Gitmek değildir zor olan. Herkes gider, bir yerden bir yere, birinden başka birine. Gidip de bir daha dönmemek zor, gidip de dönmek isteyip, ama dönememek... İşte bunu ne ben anlatayım ne de siz dinleyin...
Bende sana ait ne kaldıysa, bu sayfalarda saklı. Sende bana ne ait kaldıysa nefretinde saklı.
Reklam
Reklam