Sensizliği saklıyorum bu yara olmadı hiç
sen dışında asla başka birinin olmadım hiç
güneşi görmedim hiç
şikâyetçi değilim ama
henüz yaralarımı saramadın hiç seninle gezmedik hiç, kokunu almadım hiç
gözümde parlaklığı, sevinci görmedin hiç
ne ben, ne sen göz göze gelmedik hiç
üzülme şikâyetçi değilim hiç
sabah seninle çalar alarmım, gece seninle uykum
bir gündüz ellerini tutmayı bilmedim hiç
aynı kaldırımda yürüyüp aynı tozu yutmadık hiç üzülme şikâyetçi değilim hiç
adam gibi bir çiçek vermedim
hiç
üşüyen ellerini, ellerimle ısıtmadım
gözyaşın olmadım hiç
özür ne bilmedim hiç
özledim
bağışla, şikâyet değil bu hiç
Sabahın beş buçuğu, kendimi mesafelere odakladım
Uykular haram orada morarıyorken dudakların.
Ve neydi kollarımda başka birine göz atmanı gerektiren?
Ne acı hiç bitmiyor tuzakların.
Uykusuzluk benim bilmek istiyorsan buyur
Bir vakit değişmedim göremesen de. buyum
Çok bir şey üzülmedim nasılsa gelirsin
Ben her ihtiyaç duyduğunda tükettiğin su'yum.
Oradan anla baharı, gurbeti yemek yapıp kaşıkladım
Bir çocuk gözlerinde anlamasın uçurtmanın
Gitmek değildir zor olan.
Herkes gider, bir yerden bir yere, birinden başka birine.
Gidip de bir daha dönmemek zor, gidip de dönmek isteyip, ama dönememek...
İşte bunu ne ben anlatayım ne de siz dinleyin...