"Allah'ım! Senden, senin ilim ve kudretinden hayır beklerim. Senin büyük lütfundan talep ederim. Sen kadirsin, benim gücüm yetmez; sen bilirsin, ben bilmem; sen bütün gizlilikleri bilensin."
(Buharî, Teheccüd, 25)
Bir mümin; Rabbini daha iyi tanımak, daha çok sevmek ve böylece O'na daha yaklaşarak (1) Hz. İbrahim (a.s.) gibi ve mutmain (2) derecesinde bir imana kavuşmak için arar, sorar.
(1) Alak, 19
(2) Bakara, 186
Allah: Her şeyi yaratan ve kendisi yaratılmayan, varlığı zorunlu ve kendinden olandır. Varlık âleminin ilk, tek ve asıl sebebidir. Zât'ında ve sıfatlarında tek, benzersiz ve yücedir. Eksik sıfatlardan berî ve en yüksek sıfatların sahibidir. Sonsuz kudret, ilim ve hâkimiyet sahibidir. Ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şeye muhtaç değildir ve her şey O'na muhtaçtır. Yarattığı varlıkların rızık, hayat, sevgi gibi bütün ihtiyaçlarını karşılayan tek Rab'dır. Hükmünde adalet ve hikmet sahibidir. Rahmeti gazabını geçmiştir. Şükür, dua ve kulluk edilmeye tek layık olan O'dur.
Esmâ-i hüsna içerinde yer alan kebîr, celîl ve azîm isimleri yakın anlamlı kelimeler olmakla birlikte kebîr Allah'ın zâtının, celîl sıfatlarının, azîm ise hem zât ve sıfatlarının kemalini ifade etmek için kullanılmıştır.