Tamer Sağcan

Sürükleyici, Eğlenceli
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 13:58
Karakter yaratımının bir romanı nasıl şaha kaldırabileceğinin ve çok girift aksiyon sahneleri olmadan da nasıl muazzam bir polisiye roman ortaya çıkarılabileceğinin işareti Kavgaz-Çantacı. Üstelik bir seri olduğunu belirtmese dahi içindeki karakterleri, Sabri Ateş'i, Koray'ı, Erdem'i, Cinayet Büroyu yeni maceralarda görmeyi arzulatan bir kitap. Evet türün pek çok klişesi de var. Ancak klişelerin bazı zamanlar anlatıyı gerçekliğe bağlayan yönü es geçilmemeli. Babacan ama sert amirler, Türkiye'ye has soruşturma garabetleri, delillerin, şubenin temizlikçisi tarafından neredeyse yok edilmesi gibi insana tebessüm ettiren detaylar ve en önemlisi tesadüfler. Çok uzun süredir polisiye okumuyorum, ancak hakkında söylenen büyük cümlelerin hepsini hak eden bir kitap olduğunu söylemeliyim. Mutlu Kavgaz muhteşem bir karakter ve alabildiğine gerçek. Serinin devamını beklemek için sabırsızlanmanıza sebep olacak kadar hakiki. Tahminim günümüze kadar gelip Cinayet Büronun başına geçişini bile göreceğiz. Romandaki her karakterin sonraki kitaplara sarkan, genişletilebilecek hikayeleri var. Dizisi yapılsa bayılarak seyredilir. Son dönemlerdeki en iyi ve uzun soluklu olacağı belli işlerden birisi. Yazarlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Kalemlerine, emeklerine sağlık.
Kavgaz - ÇantacıAlgan Sezgintüredi · April Yayıncılık · 2024261 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İlgi çekici
9/10
·320 syf.··
2022 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2022 11:11
Geçenlerde tüvitırda bir eve temizliğe giden hanımefendi üzerinden tartışma dönüyordu. Tartışmanın taraflarının çoğu argümanlarıyla beraber bu kitapta yaşıyor. Kiley Reid olağandışı bir zekaya sahip. Örtülü aşağılama, sahip-köle ilişkisi ve dolaylı hor görmeyle vicdan aklamayı süper anlatmış. Çağımız algılarını tetikleyen unsurlar, karşıtlıklar, ırkçılık yaptığının farkında olmadan bunu yapmaya devam edenler, hayaller, hayatlar, sosyal medya insanları, modern ebeveynin yetersizliği vb. Ne ararsanız var işte. Kitaba bayıldım.
Ne Eğlenceli ÇağKiley Reid · April Yayıncılık · 2022105 okunma
Dünya Küçük Bir Enstitü
8/10
·145 syf.··
2020 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2020 09:55
Roman hakkında düşüncelerimi belirtmeden önce Jaguar Kitap tarafından yayımlanan eser dolayısıyla yayıncıya da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Son dönemlerde kaliteli eser basan butik yayınevlerinin çoğalması sevindirici. Ne ki Walser'ın sahaflar dışında hiçbir yerde bulunmayan kitabını, olağanın üzerinde bir kalite ile okurla buluşturmuş olsunlar. Yana yakıla aradığım kitabı yayımlamış olduklarını fark edip almış olmak bile benim için ayrı bir teşekkür sebebi. Gelelim Walser ve onun şahane romanı Jakob Von Gunten'a. İsviçreli yazar şüphesiz, en beylik ifadeyle çağının çok ötesine hitap eden o dahilerden biri. Bunu sadece size anlatmaya çalışacağım romanıyla değil, diğer öykülerinde gördüklerimle de doğrulayabiliyorum. Mazzeo'nun onun hakkında "akışkan modernliğin günümüzdeki göçmenlerini herkesten önce ele almıştır" tespiti onun sadece içinde bulunduğu toplumun geçmişini ve gününü ele alan yazarlardan değil, toplumun sosyolojik açıdan alacağı şekli öngören kudretli kalemlerden olduğunu gösterir niteliktedir. Jakob Von Gunten adlı romanının hikâyesinde ise modern çağ filozoflarına parmak ısırtacak bir çok konuyu okura hissettirmeden çözümlemektedir. Romanın özünde, itaatkarlığın, kibarlığın, sakinliğin, düzgünlüğün tesisi için oluşturulabilecek mekanizmaların insan hayatı ve bireyselliği açısından oluşturabileceği tahribat kinayeli bir şekilde anlatılıyor. Kendisine itaatkarlığı, sakin kalmayı, düzgün bir yaşam sürmeyi öğretmesi için kaydolmak istediği Benjamenta Enstitüsü'nde başından geçenleri anlatan esas oğlan Jakob Von Gunten'ın kaleminden dökülenler pek görmek istemediğimiz yönlerimizi gösteriyor bizlere. Eğlenceli, kinayeli, otoriteyle bir yandan dalga geçerken, öte yandan kendince kurguladığı bazı mâkul sebeplerle ona râm olmakta beis görmeyen bir karakterin
Jakob Von GuntenRobert Walser · Jaguar Kitap · 2019414 okunma
Cevaba Soruyla Karşılık Vermek
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2019 10:29
İnsan eylem hâlinden koptuğu her an düşünmekle mahkum edilmiş tuhaf bir varlık. Zihin aleminden geçen düşüncelerin çeşitliliği, analitik düzlemde hem eksilerde hem de artılarda gezinen geniş bir eğri veyahut bir kalp grafisine benzeyebilen, karmaşa içerisinde titreşip duran ruhunu bedeniyle bir türlü senkronize edememesine de sebep olan bu hâli belki. Evrimsel süreci içerisinde pek çok zihinsel olguyu yaratarak ona anlam atfeden, amaç edinen, fikri faaliyetleriyle içgüdüsel varoluşu arasında çoğunlukla bir ahenk kuramayan varlıklar olarak arayışında olduğumuz çok şey olduğunu fark ediyoruz. Sorularımıza cevaplar arıyor ve bir cevap bulamayana kadar her soruyu yeni sorularla içinden çıkılamayacak dilemmalara dönüştürebiliyoruz. Hayatın anlamı da bunlardan birisi işte. Yaşadığımız hayatın bir anlamı var mı? Felsefi, psikolojik, edebi, takdiri, terminolojik mi? Terry Eagleton'ın Ayrıntı Yayınları tarafından Türkçe'ye kazandırılmış kitabı bu arayışımızla ilgili olarak bize sabit cevaplar vermiyor. Oysa ne çok isterdik değil mi? Hatta bir cevap verip vermediğinden emin bile olamıyorsunuz. Kitabı özetlemenin ötesinde çok farklı bir sorguya götürüyor okuru. "Hayatın bir anlamı olmak zorunda mı?" Bilinçsizce aslında cevap aramadığımız sorular sorarken, zaman geçiriyor olabiliriz. Eagleton'ın daha en başında hayatın anlamı hakkında kitap kaleme almakla kendisinin çılgın ya da komikler arasında ikinci tercih olmayı umut edişiyle tebessüm eden okuru sonrasında yıpratıcı sorular ve hiçbir derde ilaç olmayan yanıtlar bekliyor. Sorunun geçerliliğinin sürekliliğinden dem vurulurken bir yandan ömür boyu geçerliliğini yitirmeyecek bir iz sürme eyleminin ortasında olduğunu da okurun yüzüne vurmaktan çekinmiyor. Kalemi her adımda açtığı çukuru derinleştirip, okuru daha fazla düşünmeye
Hayatın AnlamıTerry Eagleton · Ayrıntı Yayınları · 2015584 okunma
İdeallerden Kopuş
8/10
·226 syf.··
2020 62. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2020 15:32
Başlık durumu özetlemeye yeter mi bilmiyorum. Pek çoğumuz özellikle ilk gençlik yıllarının getirdiği asabi ve asi dalgayla alevlenmiş idealler tarafından çevrilmişizdir. Henüz dünya bizler için pek çok farklı açıdan çözülmeye muhtaç noktalar barındırır. İyimser olmasak da iyiyi tesis edebileceğimize dair sarsılmaz bir inanç aşılanmaya çalışılmıştır çoğumuza. Yüksek idealler, onların zihnimize bağdaş kurup oturmuş ütopyaları; birey, toplum, iyilik, erdem, adalet ve bir dolu vesaireler hakkında inşa ettiğimiz fikirler, felsefeler, ideolojiler, düşler, düşünceler bizi avcunun içerisinde tutup sıkıştırmaktadır. Peki, bu ölene dek bizi izlemeye devam edecek bir rutin mi? Zira gündelik hayatın rutinleri özellikle hayatın hızlandığı hakikat-sonrası teknolojik çağda, ideali olan bireyin bir mesai hassasiyetiyle sabahtan akşama kadar pişman olması üzerine neredeyse kurgulanmış günler yaşadığını görebiliyoruz. İdeallerin ve idealizmin aslında gözüktüğü kadar albenisi olmadığı üzerine, bilinçsiz bir seçimle okuduğum kitapların arka arkaya gelmesinin nihayeti Lev Şestov'un kaleme aldığı Dostoyevski ve Nietzsche, Trajedinin Felsefesi oldu. Notos Kitap tarafından yayınlanmış eser insanı tahmin ve tahammül edemeyeceği pek çok sorgunun ortasına bırakıyor. Şestov kitabın ilk bölümünü ve ağırlığını Dostoyevski, yazdıkları, yaşamı üzerinden kurguluyor. Ünlü Rus yazarın, kürek cezasının ardından geçirdiği değişimin eserleri üzerine yansımasını irdelerken, diğer yönden ilk dönemde sunduğu eserlerinde karakterlerinin ağzından dökülen sözcüklerle bir nevi Dostoyevski'nin psikopatolojisini sergiler nitelikteki bu anlatımında, onun idealizmini kaybediş sebepleri anlatılıyor. Özellikle Yeraltından Notlar kitabıyla yarattığı yer altı adamını bir izlek hâline getiren Şestov, bu izlek üzerinden
Dostoyevski ve Nietzsche Trajedinin FelsefesiLev Şestov · Notos Yayınevi · 2017124 okunma