Onların taşıdığı genç kızlık havası bugünün kızlarından daha belirgindi ve aşırı ısıtılmış bir ortamda ve her türlü zararlı rüzgardan korunmuş olarak seralarda büyüyüp gelişen egzotik bitkiler gibi günümüz kızlarından daha az kadınsıydılar: Belli bir eğitim ve kültür çerçevesinde ıslah edilmiş ürünler gibiydiler.
Çünkü baskı şehvet tutkusunu artırır, yasak olan şey insanın içindeki arzuyu kamçılar; gözler ne kadar az görür, kulaklar ne kadar az duyarsa, insan o kadar çok hayal kurar.
O yılların eğitim anlayışına göre okulun gerçek görevi, bizleri ileriye götürmekten çok geri kalmamıza hizmet etmek, iç dünyamızı biçimlendirmekten çok kurulu düzene mümkün olduğunca ve karşı çıkmadan uyum göstermemizi sağlamak, enerjimizi artırmak yerine bizleri disiplin altına almak ve sivriliklerimizi törpülemekti.