Bir sorunu daha önce kolayca çözdüğünüzü hatırlarsanız bu sefer “yine” çözme olasılığınız yükselir, gerçekte geçen sefer deli gibi uğraşmış olsanız ve bunu hatırlıyor olsanız bile. Sahte bir özgüven, beyniniz için almaya değer bir risk olabilir.
Bellek, evrimsel olarak adaptif bir özelliktir. Geçmişi hatırlamak geleceğe hazırlanmamızı sağlar. Öyleyse sahte anılar kötü bir şey olmalı, değil mi? Bir şeyleri yanlış hatırlarsak gelecek beklentilerimiz de hatalı olur.
Nash’e göre hatırlamak, bir bilgiyi zihninizdeki dosya dolabında aramak gibi bir şey değil. “Daha çok hikâye anlatmak gibi.” diyor. Bazı ayrıntıları unutur ve uydururuz. Bunların ne zaman gerçeklerle uyuşmadığını anlamamız da zordur çünkü bildiğimiz kadarıyla anılarımız gerçektir.
East Anglia Üniversitesi’nden Dr. David Vauzour, “Bellek, bilişin çok önemli bir yönüdür.” diyor. “Hem hatırlayabildiğiniz şeyleri hem de hatırlama kapasitenizi ifade eder. Bazı anılar kısa süre saklandıktan sonra atılır, ama önemli anılar beyinde depolanır ve istendiğinde geri çağrılabilir. Yeni bilgiler öğrenmeyi, depolamayı ve hatırlamayı kapsayan bu süreç, beyin fonksiyonlarının karmaşık bir şekilde birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.”