...yeteri kadar tuhaf bir şekilde, insanlar genelde yanlış Spartaküs'ü hatırlar. O ne bir delifişek ne bir idealistti. Gerçek Spartaküs umutla aklı bir araya getirmek istemişti. Nihayetinde Roma'dan bağımsız küçük bir bölgeyi özgür bırakıp, Trakya'nın bir köşesinde kral veya lord olarak inzivaya çekilir miydi, bilinmez.
Ancak tarih ona zor bir ders öğretmişti: Arenadaki oyunların tersine devrimler kontrolden çıkabiliyordu.
Spartaküs, Roma'ya karşı bir başarısızlıktı lakin efsane yaratma konusunda başarıydı. Şüphesiz tam tersi olmasını tercih ederdi ancak tarih hepimize kendi isteğini yaptırır. Bugün kim Crassus'u, Pompeius'u hatırlıyor? Cicero bile çok iyi hatırlanmıyor. Ancak Spartaküs'e dair herkes bir şeyler duymuştur.
Spartaküs başarısız oldu. On binlerce köleyi özgür bırakmış ve onları bazı özgür kişilerin dahi katıldığı bir orduya dönüştürmüştü. Güney İtalya kırsalının büyük kısmını altüst etti. Art arda birçok yer işgal ederek, Roma'nın kaynaklarını iki yıldan uzun süre haraca bağladı. Fakat nihayetinde Spartaküs, Hannibal ve daha sonraki yıllarda Kleopatra'nın gittiği aynı felaket yolundan gitti. Yenilgisi hem aklın hem hayal gücünün bir başarısızlığıydı.