Fethedilen Balkan kalelerinde, kasabalarında ve madenlerinde bulunan Hıristiyan demirciler, taş ustaları, marangozlar, duvarcılar, kalafatçılar ve gemi yapımcıları gibi kişiler de Osmanlılar için çalışmaya zorunlu tutulmuşlardı.Osmanlı pragmatizmi ve esnekliği sadece bu zanaatkarlara eski mesleklerini sürdürme olanağı vermemiş, fakat çoğu zaman onları ayrıcalıklarla ödüllendirmiştir. Bunlar sayesinde Osmanlılar cevher çıkarmada Sırp ve Sakson teknikleriyle tanışmışlardı. Sakson tekniği 13. ve 14. yüzyıllarda Saksonya'dan gelen madenciler aracılığıyla Balkarılara getirilmişti. Madencilikle uğraşan kasabaların ve bütün civarın nüfusu çoğunlukla ve 15. yüzyılda tümüyle, Slavlardan oluşmaktaydı. Osmarılı madencilik terminolojisinin Almanca ve
Slavca terimlerle dolu olmasına şaşmamalı.
Osmanlı sultanları, haset edilen ve korkulan kişiler olmakla birlikte, özellikle askeri konularda bilgi ve beceriye değer vermeleriyle tanınırlardı. İmparatorluk olağanüstü yetenekli bazı hükümdarlara sahip olmanın nimetlerini yaşıyordu. II. Mehmed'in askeri konulara dair kişisel ilgisi Avrupa'da o kadar iyi biliniyordu ki, yazarlar bu konudaki eserlerini ona adıyorlar ve hükümdarlar desteğini almak veya sırf iyi ilişkiler kurmak için dahi kendi askeri uzmanlarını ona gönderiyorlardı.