Romantik bir aşk hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm.
Daha önce aynı konu üzerine okuduğum Kamelyalı Kadın'daki gibi bir hikayeydi beklentim. Ama karşılaştığım şey bir şehvet düşkünü ve çevresindekilerin aşk diye adlandırdığı pedofili hikayesiydi. "Aşkın yaşı olmaz." Doğru bu romantik bir söylem ama aradaki koskocaman 76 yaş farkı göz ardı edemiyorum.
Kitabın başlarında karakterimizin şehvet duygusu zaten yeterince rahatsız ediciydi. Hayatı boyunca birlikte olduğu kadınların listesini yapmasına rağmen, doksan yaşındaki yalnızlığıyla kendini acındırıyordu.
!!SPOİLER!!
90. doğum günü için genelevdeki dostunu arayıp bakire bir kız ayarlamasını istiyor. Ve bu isteğinde çocuksu bir heyecanı oluyor. Vakit gelince gidiyor. Ama kutlamasını yapamıyor. 14 yaşındaki bir çocuk çırılçıplak yatakta uyuyakalıyor. Ertesi gün yine aynı şey, ondan sonraki gün yine aynı şey oluyor. Adam kıza elini bile sürmüyor, çünkü aşık olmuş. Sırf kızı her gün görebilmek için her akşam geneleve gidiyor. Diğer günlerden farklı olarak bir gün genelevde cinayet olayı yaşanıyor ve genelev sahibi kadın kendini kurtarmak için 14 yaşındaki çocuğu polise satıyor. E karakterimiz bunu öğrenince hevesi kırılıyor ve " Orospu, hepiniz orospusunuz. " diyor. Sanki kendi yaptığı başka bir şeymiş gibi. Kızın bütün değeri bakireliğiyle birlikte gidiyor. Yani aşık olduğu şey kız değil onun dokunulmamış bedeni ve bakireliğiymiş.
Ayrıca kitabı birçok kişinin beğenmeside zihniyetleri sorgulamama neden oldu.