Abdulbasit Sarut, sadece cephede savaşan bir savaşçı değil; Suriye halkının özgürlük çığlığını hem silahıyla hem de destansı ezgileriyle tüm dünyaya duyuran, direnişin ve fedakarlığın simgesidir.
İtrail işgali altındaki Golan asıllı olan Sarut, Futbol sahalarında Suriye Genç Milli Takımı ve El-Kerame’nin kalesini korurken, Suriye’de devrim hareketinin başlamasıyla “Cennet! Cennet! Sen Cennetsin Ey Vatanım” ezgisiyle, direnişi halk tabanında umutla ayağa kaldırmıştır.
Humus’un Bayda, Halidiye ve Baba Amr bölgelerindeki ağır kuşatma günlerinde, ağaç yaprakları ve acı zeytin yiyerek hayatta kalmış, açlığa ve ölüme karşı iradenin en somut örneğini sergilemiştir.
Kurucusu olduğu El-Bayda Şehitleri Taburu ve sonrasında katıldığı Ceyşü’l-İzze saflarında, taktiksel başarıları ve cesaretiyle öne çıkmış; sayısız suikast girişiminden kurtularak cephe hattındaki liderlik rolünü son ana kadar sürdürmüştür.
Bu kutlu mücadelede babasını, 6 kardeşinin tamamını ve yeğenlerini şehit vermiş; geride kalan metanet abidesi annesi Hacca Hasna’nın moral desteğiyle, davasına olan sadakat ve inancından asla taviz vermemiştir.
Son sözleri şöyleydi El Sarut’un:
“Ey gençler, şehitlerin kanını boşa harcamayın. Allah aşkına, şehitlerin kanını boşa harcamayın.”
Belki devrimin gerçekleştiği günleri göremedi fakat ardında teslim olmayı reddeden onurlu bir miras ve geleceğe umut olan ezgiler bıraktı.
Ruhuna El-Fatiha…