Taylan Tatlı

Taylan Tatlı
@taylantatli
Çevre Mühendisi
Lisans
Afyonkarahisar
İstanbul, 1 Ekim 1990
9 kütüphaneci puanı
151 okur puanı
Nisan 2015 tarihinde katıldı
Peki ama güzellik ne için kullanılır? Herhalde birincisi çıkar, ikincisi ego şişirmek, ileri gidersek üçüncü olarak da eğlenmek için olsa gerek. Peki güzellik kullanılıyorsa, bu salt bir kişi tarafından mı yapılıyordur? Yoksa erkek de o güzelliğin yarattığı hazdan yararlanmak için rüşvet mi sunar?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Güzellik insanı bakanın tarafında simgeleştirir, ikon haline getirir ve içine bir kalıp yerleştirmek üzere oyar. Olmadığınız bir şey üzerinden kurgulanır, sürekli kazanma değil, “elde etme” isteğiyle karşılaşır ve her zaman bir tehdit olarak algılanırsınız; hem erkeğin, hem de diğer kadınların tarafında. Öyle ki aymazlığı yüklenip hovardalık etmez ya da güçlü kocanın kanatları altına sığınmazsanız, itildiğiniz yer kadınlığınızı yaşamak değil, kadınlığı sırtlanmak olacaktır.
Cinsel kimliği hep beyan halinde olan erkeklerin dünyasına girmeye çalışan kadın, ya cinselliğini pasaport gibi kullanarak yükselecek, ya engellenecek ve her şeye hak ettiğinden daha az, daha geç ulaşacak ya da vazgeçip evine kapanacaktır. Peşinden bunca koştuğu güzellik varlığıyla da, yokluğuyla da onu ele geçirmiştir bir kere. Ne seninle, ne sensiz… Ve her koşulda, arkamıza almamız gereken en önemli şey gerçekçiliktir.
Dişi köpek kuyruk sallamazsa… Bu yüzden pek çok kadın yaşadıklarını gizlemek zorunda kalır. Ki bir kez daha tacizcinin değil, kadının tavrı sorgulanmasın.
Klasik masalın oluştuğu dönem, bireyleri ‘şablon karakterlere’ sığdırmada daha başarılıydı. Bunun da konforlu yanları vardı çünkü kaderciliğin kolaylığı, olması gerekenlerin baskısını hissettirmez. Çağın kadınının karşısında ise karmaşık yenilikler, örneğin iş hayatı ve kuralları daima değişen sosyal çevreler vardır. Diğerine tezat olarak her zaman farklı seçenekleri olduğunu bilir ve sık sık yanlış seçim yapmış olmanın ağırlığını yaşar, yani bir kez daha suçluluk duygusunu. Elbette ki bu masalların arkaik bir sahnede oynandığını bilir, ama “arzu”su söylediklerini gerçek olarak kabul eder. Değişen koşullara rağmen aynı sonuçlar istenmekte ve her zaman tatminsizlik yaşanmaktadır. Masal nihai ödülü onun alacağını söylemiştir, ki ödülün anlamı değişebilir, ama ödüllenmeye dair inanç sabit kalır. Özellikle düş kırıklıklarında; eski hayaller umut etmek, yaslanmak ya da hayıflanmak için daha çok hatırlanır. Asıl sorun da budur zaten, anlık enerji patlamalarından sonra kanıksamaya götürecek bir yorgunluk verecek o umut.