“Ben de öyle düşünmüştüm?’ dedi. “Senin yaşındayken. Bir tür insan varsa niçin birbirleriyle geçinemiyorlar? Hepsi birbirine benziyorsa, niçin birbirlerini kırmak için bu kadar çaba harcıyorlar? Scout, öyle sanıyorum ki, bir şeyi anlamak üzereyim, Boo Radley’in bunca yıl niçin evine kapandığını anlıyor gibiyim... Çünkü evinde kalmak istiyor...”
“Hayır, herkes okuma yazma öğrenebilir. Kimse anasının karnından okuma yazma bilerek doğmaz. Walter, nazik ve terbiyeli bir çocuk olabilecekken okulda geri kalıyor. Çünkü arada sırada babasına yardım etmek için okula gelemiyor. Bence Walter’ın bir suçu yok. Jem bana sorarsan sadece bir tür insan var. O da insanın kendisi.”
“Oğlum, sen ve senin gibi on bir oğlan o jüride olsaydı, bugün Tom Robinson özgür bir kişi olarak aramızda dolaşıyor olurdu. Onun için hayatındaki hiçbir şeyin mantığını etkilemesine izin verme.
Dill, “Büyüdüğüm zaman galiba palyaço olacağım,” dedi. Jem’le olduğumuz yerde kalakaldık. “Evet efendim, palyaço,” dedi. “Dünyada insanlara gülmekten başka bir şey yapamıyorum. Şuraya bakın...” Parmağıyla onları gösteriyordu. “Şunların her biri birer cadı.”
“Palyaçolar üzgündür Dill,” dedi Jem. “Onlara bakıp gülenler diğerleridir.”