Hangisi daha onurludur usumuzca, acımasız kaderin sapan taşları ve oklarına katlanmak mı, yoksa silah kuşanıp karşı koyarak son vermek mi dert yağmuruna...
Ay arkasında kalmıştı; aşağıya, platonun siyah gölgesine baktı, ölümün siyah gölgesine. Bir adım atması, kendini bırakması yeterli olurdu... Sağ elini ay ışığına tuttu. Bileğindeki kesikten hâlâ kan süzülüyordu. Birkaç saniyede bir ölü ışığın ortasında neredeyse renksiz bir damla, karanlığa süzülüyordu. Damla, damla, damla damla. Yarın, yarın, yarın... Zamanı, Ölümü ve Tanrı'yı keşfetmişti.