Genç bir adam ormanda kaybolmuş. Günler sonra yaşlı birine rastlamış. Yaşlı adam da uzun zamandır ormanda kayıpmış ve genç adama çıkış yolunu birlikte aramayı önermiş. Olmaz, demiş genç adam, seninle zaman yitiremem, çıkış yolunu bilseydin şimdiye kadar bulurdun. Ama, demiş yaşlı adam, ben çıkmayan yolları öğrendim.
İki bin yıl önce intihar eden askerlerin cesetleri çarmıhta teşhir edilir, kadınların bedenleri kendilerini astıkları iple sokakta sürüklenirmiş. Sonra devir değişti, intihar bir asalet ünvanına, bir ölümsüzlük temsiline büründü. Özellikle müzisyenler ve yazarlar arasında. Ölüm trajik göründüğünden, intihara yücelik payesi verildi. Ama o devir de geçti. Hayatta trajik bir şey kalmadı. Ölüm anlamını yitirdi, intihar da komedi halini aldı. İntiharın kökü geçmişimizde yatıyordu, ben o sınıra gidip geri döndüm.