4'ncü zırhlı dümen Korop-Krasnopolie yönünde taarruz etmekteydi. Buradaki düşman bu ana kadar tanklarımız karşısında bile inatla direnmişti. Lakin pike bombardıman uçakları taarruza başlayınca direnişin esas itibariyle kırılmaya başladığı görüldü.
Ancak iş bununla da bitmiyordu. O akşam yağmur başladı ve yollar çok geçmeden çamur denizine döndü. İleri yürüyen SS-Das Reich tümeninin üçte ikisi çamura saplanıp kaldı.
Aynı gün OKH irtibat subayı yarbay Nagel, Borissov'da ordular grubu karargahında yapılan ve Kara Kuvvetleri başkomutanının da hazır bulunduğu bir toplantıya katıldı. Nagel bu fırsattan yararlanarak benim, durumla ilgili görüşlerimi açıklamış; fakat "bir hoparlör ve propagandacı"olmakla suçlanarak derhal görevini son verilmiş. Bu, açık fikirli ve iyi bir rastlantı eseri olarak birinci sınıf Rusça dil bilgisine sahip bulunan subayın, sadece cephede hakim olan görüşleri ifade etmekten ibaret olan görevini yaptığı için cezalandırılmasına çok üzüldüm.
31 ağustos'a kadar Desna üzerindeki Köprübaşı oldukça genişletilmiş ve 4'üncü zırhlı tümen nehrin karşı yakasına geçirilmişti. 10'ncu (motorlu) piyade tümeni Korop kuzeyinde Desna'yı geçmeyi başarmış, ancak şiddetli Rus karşı taarruzları ve ayrıca güçlü düşman kuvvetlerinin sağ yanına yaptıkları taarruzlar nedeniyle geri çekilmek zorunda kalmıştı. Tümenin elindeki en son erler, hatta Ekmekçi bölüğü muharebeye sokularak sağ yanda bir felaket ancak önlenebilmişti. Ruslar Trubchevsk'ten 108'nci ve 1 Eylül'de de 110'ncu tank tugaylarını bu amaçla batı ve kuzeybatıya kaydırarak XLVII'ncı zırhlı kolorduya taarruz ettiler.
Pike bombardıman taarruzlarımızın Rusların nehir savunma tesisleri üzerindeki etkilerini görmek istiyordum. Bombalar düşmeleri istenen yerlere düştü. Fakat gerçek etkileri pek az oldu. Buna karşılık pike bombardımanlarının Ruslar üzerindeki psikolojik etkileri hatırı sayılır bir derecedeydi. Avcı çukurlarından başlarını bile çıkaramıyorlardı. Bu halin sonucu olarak nehri hemen hemen zayiat vermeden geçtik.