Beysa

Beysa

, bir kitap okudu
7/10
·220 syf.·
2025 6. kitabı
Wilhelm Capelle
7.3/10 · 17 okunma
Reklam
Empedokles
"Başka bir şey diyeceğim sana: Ölümlü şeyler ne oluşur ne de yok edici ölümde son bulur. Var olan yalnız karışımdır ve karışımın <tekrar> ayrılmasıdır; "oluş" sözü yalnızi nsanlardadır." "<Empedokles Bir'in küre biçiminde, ebedi ve hareketsiz olduğunu öne sürüyor>... Ama o öğelere tanrı adını veriyor ve bunların karışımına da evren, ayrıca <Sphairos> diyor, <bütün bunlar> bir süre sonra bu tekdüzen <yapı>nın içine karışarak çözülecekler." "Bütünü çok az görmüş İnsanların ağızlarından gelişigüzel çıkan düşüncesizce sarfedilmiş sözlerin İfade ettiği gibi, toprağın derinliği ile Aither'in yüksekliği sonsuz olsaydı eğer..." "Empedokles'e göre güneş, çevresindeki <evren> küre ile dönenceler kendisini engellediği için sonsuza kadar gidemiyor ve <bu yüzden> dönüyormuş." "Empedokles'e göre, önce organlar her yerde tek tek topraktan ortaya çıkmışlar, sanki toprak gebeymiş gibi, sonra bu organlar kaynaşarak karışımında ateşle suyun da bulunduğu bütün bir insan maddesini meydana getirmişler." "Düşünme yetisinin <yeri> başta değil, göğsün içinde değil, kandaymış. Bu nedenle insanlar, fazla miktarda kan bulunan organlarıyla temayüz ederlermiş." "Empedokles daha garip bir şekilde tüm varlıkların, yalnız hayvanların değil, bitkilerin de akıllı olduğuna inanıyor." "Empedokles, suç işlemiş ruhlar için bu dünyaya düşmek bir yasadır, diyor; kendisinin de tanrı tarafından sürüldüğü ve buraya geldiğini iddia ediyor." "Pythagoras ile Empedokles'in yandaşları ve İtalya'daki diğer filozoflar, yalnız insanlar arasında olmayan hayvanlarla da bir birliktelik bulunduğunu iddia ediyorlar. Çünkü tüm evrene bir ruh gibi nüfuz eden ve bizi onlarla da birleştiren bir tek yaşam soluğu <pneuma> varmış. Bu yüzden onları öldürür ve etleriyle beslenirsek, haksızlık edip dinsizce davranırmışız, zira
Sayfa 172·Kitabı okudu
Alıntı
Empedokles : Gözenekler Kuramı, Mıknatıs
"Empedokles görünür dünyanın değişik alanlanna uyguladığı, tek ve aynı temel görüşün yardımıyla çeşitli doğa fenomenlerini açıklamaya çalıştığı önemli, bilimsel bir kuramın, yani "gözenekler kuramı"nın da yaratıcısıdır; buna göre Empedokles, her görünür cismin görünmez küçük, ayrıca farklı genişlik ve biçimde geçitlerle ("gözenekler") kaplı olduğunu varsayar. Bu gözeneklerin tamamlayıcısı (görünmez) "akıntılar"dır; hangi türden olursa olsun görünür maddelerden çıkarak akarlar ve çevrelerindeki maddelere doğru hareket ederler, ama onların gözeneklerine girebilmeleri, bu akıntıların biçim ve büyüklüklerinin diğer maddedeki gözeneklerin biçim ve büyüklüklerine "uygun" olmalarıyla mümkündür." "Empedokles bu kuramı temel alarak mıknatısın etkilerini ilk defa bilimsel yönden açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca kuramının yardımıyla farklı sıvıların karışımını da açıklamış ve bu kuramı başarıyla organik doğaya, örneğin botaniğe (ağaçlardan bazılarının sonbaharda yapraklarını dökerken bazılarının niçin dökmediğini açıklamaya) ve özellikle zoolojiye, nefes alıp verme, işitme ve görme süreçlerinin açıklanışına uygulamıştır; bunu yaparken ilgili duyu organının özgüllüğünü göz önünde bulundurmuştur. Empedokles gözenekler kuramıyla bir dizi fiziksel olguyu, örneğin belirli tözlerin saydamlığını, yansıtmayı, farklı renkleri, hatta miyopluğun nedenini de açıklamaya çalışmıştır."
Sayfa 164·Kitabı okudu
Empedokles : Rastlantısal Oluş
"Empedokles'te erekbilimsel doğa görüşüne ilişkin en küçük bir ize dahi rastlanmaması özellikle çok ilginçtir, daha çok her canlı varlığın oluşum ve biçimlenişinde rastlantı çoğu zaman belirleyici bir rol oynamakta ve böylece önceden yok olmaya mahkum her çeşit grotesk yaratık daha başlangıçta oluşmak­tadır. Çünkü sadece varoluş savaşı verebilecek bünyeler hayatta kalabilirler. Empedokles ayrıca tüm organik yaşamın yavaş yavaş, yani aşamalı bir gelişim gösterdiğini de varsaymıştır; bu. Anaximandros'un hiç çekinmeden öne sürdüğü görüşleri temel alan bir düşüncedir."
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı
Empedokles : Elementler
"Parçacıklarından çeşitli karışımlar halinde görünür dünyanın kurulduğu bu varolanların çokluğu Empedokles'e göre, çok küçük, aynı tür parçacıklardan oluşan ve Parmenidesçi varolanın tüm özelliklerini taşıyan dört ilkedir: Toprak, su, hava ve ateş. Görünür şeyler birbirlerinden sadece bu dört ilkenin parçacıklarının bireşim miktarına ve tarzına göre ayrılırlar; Empedokles bunların karışımını, Aristoteles'ten kalan belgelerin bize gösterdiği gibi, salt mekanik olarak düşünmektedir. Böylece o -Elea varlıkbilimini temel alarak, ama onu önemli ölçüde değiştirerek- fiziksel-kimyasal "öğe" kavramını bulmuştur, hatta dört öğe-öğretisi iki yüzyıl boyunca -18. yüzyılda Fransız kimyacı Lavoisier'e kadar- tartışmasız geçerliğini korumuştur. Böylece o bilim tarihinde ilk defa olmak üzere, bu dört öğenin parçacıklarının birleşmesi ve ayrılması olarak "oluş" ve "bozuluş" kavramlarını anlaşılır duruma getirmiştir. Evet, düşün tarihinde ilk defa görünür dünyadaki değişmeleri, çok küçük, oluşmamış ve değişmez parçacıkların karmaşık da olsa kesinlikle gerçek, görünmez hareket süreçlerine dayandıran Empedokles'tir." "Ancak Empedokles -Elea varlıkbiliminin etkisi altında- öğelerin parçacıklarını kesinlikle değişmez diye düşündüğü için, buna uygun olarak onları (kendiliklerinden) tamamen hareketsiz diye tasarlamıştır. Hareketin gerçekliğinden kuşku duymamasına karşın bu yüzden maddeyi ve de onu hareket ettiren, biçimlendiren gücü birbirinden ayırmak, yani özel bir hareket ilkesini benimsemek zorunda kalmıştır. Bu ilkeleri, birbiriyle sürekli mücadele eden "sevgi" ve "çatışma" diye tanımlamıştır. Empedokles bu iki gücün sürekli mücadelesi, kimi zaman birinin kimi zaman da diğerinin üstün gelmesi nedeniyle, ebediyete kadar devam eden, bozulmaz bir yasaya (Anânke) dayanan evrensel bir süreç
Sayfa 161·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam