... aşırı duygusallaşıyorum, kaybediyorum kendimi. Gözyaşı döküyorum. Gözyaşı dökmek bu, ağlamak değil. Bu sandalyede oturup bir sünger gibi su sızdırıyorum.
Zaman öylece durmamış. Zaman yıkamış beni, sürükleyip götürmüş, sanki kumdan bir kadınmışım da dikkatsiz bir çocuk tarafından suya çok yakın bir yere bırakılmışım gibi.