Önce içimizden geçer her şey..Sonra nefes rüzgarı tutuşturur içimizden geceni.Ardından kelime olur,düşer dünyaya içimizden geçenler.Tıpkı doğuma benzer bu.Söz,kişinin evladı gibidir.Söz murattır.Meramımızın bedenidir sözlerimiz.
Eskilerin bir sözü vardır: "nehirler özledikleri yere akarlar" yolu aynı denize dökülmeyi özlemekten geçenler,hem benzerler birbirlerine hem de diğerine benzemek onların en büyük kırılganlığı en büyük çilesi hâline gelir.Çünkü nehirler iki olsa da deniz tektir ..
Lakin kıvançlı hatıralar yetmez bir aşkı kurtarmaya..Hayatın ve zamanın ,kimsenin gözünün yaşına bakmaz bakmayan büklümleri kıvrımları kanunları vardır işte ..Ruh elbette örselenmez, istidatı üzeredir o ,meyli kaderi istikameti bardır ruhun..
Ama ya te? Ya vücut? Böyle midir beden? O acıkır,yorulur, hastalanır,ister ,korkar,yaşlanır,güçten kuvvetten düşer..her şeyle baş edemeyeceği halde,her şeyle baş etmesi beklenendir beden..