"Biz insanlar kendimizi bu dünyaya bırakılmış bulduk; ama hayatımızı, hayatiyetimizi, yaşama etkinliğimizi burada, kendimiz bulmadık. Yaşamak bize verildi. Bize yaşamak bir baş rol oyuncusu olarak, yani oyunu kazanıp kazanmamanın bizim tutum ve davranışlarımızla (amellerimizle) belirlenebileceği şartlarda verildi. Hayatiyetimizi bize kazandıran atalarımızın ruhu değil. Tarihle, gelecek kuşaklar fikriyle hayat bulmadık. Bu saydıklarımız olsa olsa dünya oyunumuzun dekor ve kostümleri arasında sayılabilir. Çünkü onlar da hep yaratılıp durmaktadırlar. Bizi Yaratan bizi yaratmakla rolümüzü de belirlemiştir. Bu rolün baş rol olduğunu kabul etmediğimiz zaman nankörlük etmiş, inkâra düşmüş oluruz. "