📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kur'an'ın insanı, Kur'ân'dan aldığı ilham ile hiçbir şeye kötü gözle bakmaz, dile getirilen her düşünceye içinde mutlak inkârı barındırmıyorsa kulak verir. Güzelini, iyisini alır; kötüsünü, çirkinini sahibine bırakır. Çünkü o vahiyden şu temel ilkeyi öğrenmiştir: "Onlar sözü dinler ve en güzeline tabi olurlar. İşte onlar Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler ve gerçek akıl sahipleridir. Bunun için imanın inşa ettiği şahsiyetler sözden kaçmazlar, kim konuşursa konuşsun dinlemekten korkmazlar, sözün geldiği yere yönelir, ama sözün sahibinin kimliğini, sözün muhtevasının önüne geçirmezler. Eğer söylenen söz hak ve hakikat ise, söyleyenin kimliğine aldırış etmeden o hakikate teslim olur, tabi olurlar. Eger söylenen söz batıl ise, hakikate muhalif ise, dinledikleri için konuşma hakları oluştuğundan haykırırlar ve o batılım yüzüne:"Getirin delillerinizi, eğer doğru sözlülerden iseniz " derler.
Bediüzzaman Said Nursi Diyor ki: "Kur'an binler defa tekrar edilse usandırmıyor belki lezzet veriyor. Küçük basit bir çocuğun hafızasına ağır gelmiyor, ezberliyebiliyor. En hastalıklı, az bir sözden müteezzi (incinen) olanın kulağına nahoş gelmiyor Sekeratta ölüm anında) olanın damağına şerbet gibi geliyor. Zemzeme-i Kur'an, onun kulağına ve dimağına, aynen ağzında ve dimağında zemzem suyu gibi leziz geliyor. Usandırmamasının sırrı hikmeti şu dur ki : Kur'an kalplere kuvvet ve gıda; akıllara kut ve gınadur(rızık ve zenginliktir). Ve ruha mâ ve ziya (su ve ışık) nüfusa (nefse) deva ve şifadır."