İnsanın gençliği kimlik kartında yazılı olan rakamlarda değil, yüreğinin gençliğinde, onun çarpışındaki ateştedir. Yaşlılık, insan genç kuşakla bağıntısını yitirdiği, gençliğin ileriye gitmesine engel olduğu an başlar.
Sakla onları, bir gün Türkiye'ye verirsin. Eninde sonunda, bana ilişkin her şeyi bilmek isteyecekleri bir zaman gelecektir. Belli çevrelerin nefreti, politikacıların budalalığı, hattâ kimi yazarların kıskançlıkları geçecek, anlamsızlaşacaktır... Ama çok zaman gerek buna, cancağzım...
İşte böyle, cancağızım, bütün törelerden nefret ederim ben, hepsinden! Bizi korkunç durduran, engelleyen şeylerdir. Ben tüm törelere karşı mücadele etmek için de devrimci oldum. Töreler insanları tutsak eder, bense her türlü tutsaklığa karşıyım. Küçük burjuvaların elinde silahtırlar, bense küçük burjuvalardan nefret ederim.
Gülümseyişim sana da gerekli. Yoksa başka türlü nasıl anlatırım seni? Gerçek bir hikâye olur mu bu? Sen kendin, bütünümün yarısı olan, dünyanın öteki ucundan tam elli yıl bana doğru yolculuk eden sen de benim gülümseyişim olmaksızın var olamazsın, öyleyse geri ver onu bana, Nâzım.