hissetmek. hissetmeden yaşıyorsan, buna ne denir? nedir ki bu? öylece durmak gibi. kapalı bir lokantanın, sonsuza kadar birilerinin gelip oturmasını bekleyen masası olmak gibi
bazen dünyada olanlara bakıyorum da, tür olarak yok oluşa doğru gittiğimizi görüyorum. önceden programlanmış gibi. insan olmaktan, dünya için hiçbir şey yapamayan ufacık bir nokta olmaktan bıktım usandım. her şey imkansız geliyor
hiçbir zaman kendimi gerçekleştirememiş ya da hayatımı istediğim gibi yaşayamamıştım. "kendim olmak" ne demek, onu da tam anladığımdan emin değildim. ben de işte bütün bu hatalarla ve pişmanlıklarla, bütün gerçekleşmemiş hayallerle, tanışmadığım insanlarla, tatmadığım yemeklerle, gitmediğim yerlerle ölecektim. ama beni asıl rahatsız eden bunlar değildi. olduğum kişiden ve yaşadığım hayattan tatmin olmuştum. yaşamış olmaktan bile mutluydum. burası dışında nereye varabilirdim ki zaten?