Aldığım memur maaşının on iki dakika içinde bitmesiyle intihar etmek üzere köprüye çıktım.
“Nereye hemşerim?” diye bağırdı gişe memuru.
“İntihar edeceğim,” dedim.
“Yasak hemşerim, ikinci köprüye gideceksin, birinci köprüde intihar etmek yasak.”
Yamalı paltom, delik ayakkabılarımla çıktım yola.
“Espri alır mıydınız?”
“Yok, kullanmıyorum.”
Topladım tezgâhımı, sinemadan ağlayarak çıkanların arasına karıştım. Komikleştirecek bir hadise bulma umuduyla karıştırdım gazeteleri. Yanlışlıkla güldürdüğü seyircilerden birinin hayatına son veren palyaço Fatih’in fotoğrafına da o yağmurlu gece rastladım. Gözlerine değil kırmızı palyaço burnuna bant çekilmiş.
zevk alarak okudum. kısa durum öyküleri okumayı seven yerli edebiyatseverlere şiddetle öneriyorum. pişman olmayacaklar. 2 kitabı da yazarın kısa öykülerinden oluşuyor.