Mızmız, dırdırcı insanları hiç sevmem; bu adamlar yaşamanın sevinçlerine yan çizer, dertlere can atar, dertlerle kaynaşırlar; sinekler gibi, cilalı, pırıl pırıl yerlerde tutunamaz, pürtüklü, pürüzlü yerlere abanır, oralarda rahat ederler ya da sülükler gibi kara kan içer, kanla beslenirler.
Ona iyilik etmeyi onun bana iyilik etmesininden daha çok istemekle kalmam; kendine her edeceği iyiliğin bana da iyilik olmasını isterim.Bana en büyük iyiliği kendine iyilik ettiği zaman etmiş olur.
Kendinden aşağıya bakıp da kendi kafasına hayran olan adam , kendinden yukarıya, geçmiş yüzyıllara gözlerini kaldırsın; o zaman yüzlerce devin ayakları altında kalacak ve burnu kırılacaktır.