Bir kâbus içerisinde öldüğümüz halde biz şuursuzluğun kucağında-neşeden mest olurken, Selahattin Eyyübi'nin kılıcındaki ilahî iradeden süzülüp kahraman serdarın gözlerine dolan alicenaplık aşkı, tarihin ufuklarında soldu.
Lâkin dertlere deva olacak tedbirler , daha derin tabakalarda aranmazsa, bugünkünden daha büyük musibetler derin tabakalarda filiz sürer, yakın bir gelecekte hayat sahnemize tırmanırlar.
Bütün bir ömür boyunca maddi hırslar peşinde koşarak aşkı yaşama alışkanlıklarını bütün bütün kaybeden zavallı zenginlerin iskeletten ibaret olan ruhlarındaki sefalete acımamız lâzımdır.
Öyleleri vardır ki, her zümreye yaranmaya kabiliyetli yaradılıştadırlar. Böylelerini düşünürken karakter düşüklüğünün aşırı halini ifade eden hikmet dolu şu dost sözünü daima hatırlarım:"Öyle namussuz adam ki, hiç düşmanı yok!"