İlk görüşte hissedilen çok güçlü ve anlam veremediğimiz duygulara aşk desek de aslında belki de aktarımımıza en uygun oyuncuyu bulmuş olmanın hissiyatıdır.Hepimiz çocukluğumuzdaki tanıdık ortamı canlandırabileceğimiz kişiler seçeriz hayatımızda .Böylece geçmişte bir zamanlar verilememiş tepki , hissedilememiş ve duygular gün yüzüne çıkar. Her aktarım çocukluk ihtiyacının karşılanması için bir geriye dönüş (regresyon) veya yeniden gösterilen çabadır..
Aktarım , kendi geçmişimizi bilinçaltı düzeyde farklı yer ve zamanlarda farklı kişilerle defalarca tekrarlanmasıdır. Neden bilinçaltı diyorum çünkü bilişsel olarak biz şimdi olana tepki veriyoruz zannediyoruz .Belki de bilinçaltımızın tepki vermekte olduğu anıyı , yani bedensel kaydı bilinçli zihnimiz hatırlamıyor olabilir.(örtük hafıza) O nedenle aktarım bir bilinçli hatırlama değil ,bilinçsiz bir tekrarlamadır.