Bireyleşme, kişiyi kişisel uydumculuktan ve dolayısıyla kolektiviteden koparır .Bireyin dünyaya bıraktığı , yani telafi etmeye çalışması gereken suç budur .Kişi kendisinin yerine bir kefaret sunmalıdır , yani kollektivitenin içinde olmayışını ikame edecek , bu yokluğa karşılık gelecek değerler yatatmalıdır
Kişinin kendi hayatını yaşama izni kişiye verilen bir şey değildir , elde edilmesi gerekir .Sürüye uyum sağlamayı reddetmek ,dünyaya geri dönüp hizmet etmek için en iyi yoldur. Ancak uyum sağlamayı reddetmek bir bedel gerektirir.
Hangi insan , hayatın problemlerle bizi eğittiğini ve problemlerle yüzleşerek ancak gelişebildiğimizi anlamak yerine böylesi çaresizlikte mızıklanmayı seçerdi !
"Çelişik Niyet "adı verilen logoterapi tekniği ,korkunun korkulan şeyi yarattığı ve aşırı niyetin arzulanan şeyi olanaksızlaştırdığı gerçeğine dayanmaktadır.
"Hayatta hiçbir şey işlevsizlik ,tutkudan yoksunluk ,yapacak hiçbirşeyin olmaması kadar dayanılmaz değildir , çünkü insan bu durumda kendi hiçliğini , terk edilmişliğini ,yetersizliğini ,güçsüzlüğünü ve içindeki boşluğu hisseder. "PASCAL