İşte bu nedenle kadınlardaki vahşi doğa korunmalıdır, hatta kimi durumlarda son derece uyanık bir şekilde korunmalıdır ki, ansızın kaçırılıp boğazlanmasın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıllar sonra bir gün mutfak ve oturma odasının yerlerini sildikten sonra, en güzel ipek bluzunu giydi, uzun eteğini düğmeledi ve iri şapkasını iğneledi. Kocasının çiftesini ağzının tavanına dayadı ve tetiği çekti. Onun önce neden yerleri yıkadığını yaşayan her kadın bilir.
Birçok kadın Mavisakal masalını harfi harfine yaşamıştır. Henüz yok ediciler konusunda safdilken evlenen bu kadınlar, hayatlarına yıkım getiren birini seçerler. Bu kişiyi sevgiyle “iyileştirme”ye kararlıdırlar. Bir şekilde “evcilik oynar”lar. Vakitlerinin büyük bir kısmını, “Sakalı aslında o kadar da mavi değil,” diyerek geçirdikleri söylenebilir.
Mavisakal kurnaz bir izsürücü gibi en küçük kızın kendisiyle ilgilendiğini, yani kurban olmaya gönüllü olduğunu hisseder. Ona evlenme teklif eder ve kız da gençliğinin verdiği coşkulu bir anda (çoğu zaman aptallık, haz, mutluluk ve cinsel ilginin birleşimidir) evet der. Hangi kadın bilmez bu senaryoyu?