📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sınırlarımızı yükseklere çıkarmak bizim elimizde... Bugün var gücümüzle uğraştığımız her şey yarınlarımızı süsleyecek o yüzden ne zaman pes etmeye kalkarsanız şunu söyleyin kendinize zorlu mücadele olacak ve sonunda emek var Emeğin sonunda bizleri bekleyen güzel yarınlar var :)
Hem hep rehaf içinde olmuş olsak ya da zor olmasa bu kadar güzel olur muydu? İstenen o makam.
Edebiyatımızın milliyetçi Şairi Hüseyin Nihal Atsız gençliğini mücadelesine adayarak geçirmiştir.Bu fikir adamı politikaya olan düşkünlüğü sebebiyle Gönül işlerine ayıracak vakit bulamamıştır. Yegane Sevdası memleket sevdasıdır. 20 ila 25'li yaşlarında öğretmenlik yaparken öğretmen odasına girdiğinde hep "merhaba,merhaba"deyip köşesine çekilen, kabuğuna çekilen ,davasından başka hiçbir şey düşünmeyen bir adamdır.Fakat bir gün okula yeni bir bayan öğretmen atanır,öğretmenler odasından içeri girince Atsız Onu görüp aşık olur .Artık neyine aşık olur ? O öğretmenin gözlerine mi yoksa o Peri kızına benzeyişine mi ya da mis kokusuna mı ama aşık olur? Tartışılır Atsız kıza duygularını belirtmek ister ve ne yapayım derken aklıma o zaman iletişim aracı olan bir mektup yazmak gelir mektuba duygularını belirten bir şiir yazar mektubu zarfa yerleştirir ve aşık olduğu öğretmenin dolabına bırakır.Bekler günlerce haftalarca bekler ama mektuptan hiçbir ses çıkmamıştır haftalar sonra bir bakar ki mektup kendisini dolabında hiç açılmamış şekildedir ve o gün o mektuptaki şiirine Geri Gelen Mektup adını verir.
:
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendinimi hievden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü
Bedenimiz bahçemizdir, irademiz de bahçıvanı, ister ısırgan dikersin, ister kekik, ister hıyar yetiştirir, kabak ekersin, bahçeni ya tek bir bitkiye ayırabilirsin ya da bir sürü çiçekle doldurabilirsin, yeter ki sen iste! Bahçenin kısır kalması da elinde, verimli, bakımlı olması da. Bunların hepsini yapmak irademize bakar.