Korkulu düşlerde sıklıkla hissettiğiniz ve yaklaşmakta olan bir tehlikeden boşu boşuna kaçmaya çabalayıp da olduğunuz yere çakıldığınız o çaresizlik duygusuna yenik düştüm.
Büyük ve erdemli bir insan olmak, hassas bir varlığın sahip olabileceği en büyük onur gibiydi. Kaydedilmiş pek çok örnek gibi, kötücül ve aşağılık bir insan olmak ise en büyük alçalış, kör bir köstebek ya da zararsız bir solucan olmaktan bile daha sefil bir durumdu.
İnsan zihni için hızla birbiri ardı sıra gelen olaylar tarafından kamçılanan duyguları izleyen, ruhu hem umuttan hem de korkudan yoksun bırakan eylemsizliğin ölüm sessizliği ve keskinliği kadar acı verici bir şey yoktur.
Sık sık düşünen biri olmadığımdan, farkına varmaksızın, içimde bir yığın ufacık başkalaşım birikir ve sonra günün birinde gerçek bir devrim ortaya çıkar. Hayatıma tutarsız, çelişkili bir görünüm veren de budur.