geleceği okumak

geleceği okumak
@thalessss
Çok okuyan mutlaka çok bilen olmayabilir, ama çok bilen mutlaka çok okuyandır.
Stalin
“Biz, birinci kuşak yaşlı Bolşevikler teorik olarak çok sağlamdık. Kapital’i sayfa sayfa bilirdik, özetler çıkarır, tartışmalar yapar, birbirimizin bilgisini ölçerdik. Bu bizim gücümüzdü ve bu çok işimize yaradı. İkinci kuşak daha az hazırlıklıydı. Pratik sorunlar ve sosyalist inşayla meşgullerdi. Onlar Marksizmi kitapçıklardan öğrendi. Üçüncü kuşak ise satirik makaleler ve gazete makaleleriyle yetişiyor. Derin bir kavrayışları yok… Çoğunluk Marx ve Lenin okuyarak değil, onlardan yapılan alıntılarla yetişiyor. Alıntılarla yetişip, yeni fikir ve eylem geliştirmeden bu şekilde devam edilirse insanlar yakın zamanda daha da yozlaşacak. Amerika’da insanlar şöyle diyor: “Bizim dolara ihtiyacımız var, teori nemize gerek?” Bizde de insanlar benzer şekilde düşünebilir: “Sosyalizmi inşa ederken Kapital nemize gerek?” Bu bizim için bir tehdittir, yozlaşmadır, ölümdür.” * (Stalin, Sovyet Ekonomistleriyle Beş Görüşme, 1950)
Reklam
Faşizme karşı zafer
Karısı ve kızının kollarında muzaffer bir asker. Çekim tarihi: 1945 Moskova
ORHAN KEMAL'İN GÖZÜNDEN SOVYETLER BİRLİĞİ
''sokaklarda ellerinde kitaplarla gezen insanlar'' Türk edebiyatının önemli kalemlerinden Orhan Kemal, 1969 yılında Sovyetler Birliği’nin davetlisi olarak Moskova’ya gitmişti. 1970 yılında memlekete dönüşünün ardından Yeni Edebiyat dergisinde yayımlanmak üzere kendisiyle bir söyleşi yapıldı. Söyleşide, Sovyetler Birliği’ne dair değerlendirmelerde bulunan Orhan Kemal, Sovyet insanlarını ‘sokaklarda ellerinde kitaplarla gezen insanlar’ olarak tarif ediyor. Moskova’da kendisiyle yapılan röportajların tamamının edebiyat üzerine olduğunu ifade eden Orhan Kemal, Sovyet yurttaşların, Türkiye’de toplumcu edebiyatın önemli isimlerinden Nâzım Hikmet ve Aziz Nesin’i de beğeniyle takip ettiklerini vurguluyor. (Yeni Edebiyat dergisinin Temmuz 1970 tarihli 9. sayısından aktarılmıştır. Yazım ve noktalama işaretleri olduğu gibi korunmuştur.) 1.Sovyetler Birliği gezinizde neler dikkatinizi çekti? İlk dikkatimi çeken, Moskova’nın çok büyük bir Avrupa şehri oluşu. Çok geniş caddeler, gerçekten büyük, düzenli yapılar, bir de, sekiz milyon olduğunu söyledikleri şehirin hemen hemen hiç kalabalık olmayışı, ya da bana öyle gözüküşü. Kaldırımlardan gidip gelen kadınlı, erkekli, çocuklu insanlar telâşesiz, itişip kakışmasız, âdeta sinirsizdiler. 2.Halkın sanatçıyla olan bağları orada nasıl bir durumda? Dillerini bilmediğim için genel yargılardan kaçınmak zorundayım. Yalnız, başımdan geçen olaylardan birkaçını anlatmakla bilmem sorunuzu gereğince yanıtlayabilecek miyim? Mihmandar ve tercümanımız Bayan Vera İvanova ve eşimle birlikte Çekhof müzesini gezmeğe gitmiştik. Daha önce, ziyaretçilerin kimliklerinin bir deftere kaydedilmesi usuldenmiş. Bayan Vera benim adımı da yazdı. Yazılana bakmakta olan yaşlı bayanın birden dikkat kesildiğini gördüm. Tercümanımıza bir şeyler sordu. O da
Karl Marx - Kapital Cilt 1 (Yordam Kitap) S. 231
Örnek bir yurttaş olabilirsin, belki de Hayvanları Koruma Derneği üyesisindir ve hatta dindarlığınla da tanınıyorsundur, fakat senin bana karşı temsil ettiğin şeyin göğsünde kalp yoktur.
Josef Stalin
Devrimci slogan ve kararların, eylemle gerçekleştirilmedikçe metelik etmeyeceği açık değil midir? Josef Stalin Leninizmin İlkeleri