“Tövbe! Ne için tövbe ettiklerini uzun uzun açıklamaya gerek yoktu, sana şahdamarın-dan yakın duran, neyi ne için dediğini düşündüğünü senden iyi bilir. Bağırıp çağırmalarına da gerek yoktu, O'nun duymayacağı ses mi var?”
"Diyorum ki...bir Âdem nelere kâdirmiş. Tek başına Azazil'e de yetti, bize de yetti, onca hayvana da yetti, Cennet'e de yetti. Dağıttı ortalığı gitti. Dağıldık biz.Dağıldı Cennet."
“Kalbi söyletmek için dili söyletmek gerekir, evet, ama kalpten geçirdiklerimiz kalbimize aitken ağızdan çıkanın geri dönüşü yoktur, dikkatinizi çekerim. Lütfen!"
“…herkesin bir işi, bir yaradılış gayesi... Di mi? Hiç şüphesiz var... Vardır, bunu biliyoruz, ille de vardır, iliğimizde kemiğimizde hissediyoruz olduğun ama hepsi bu işte.”