Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
165
Basım Tarihi:
Ağustos 2023
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2019
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750535222
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·165 syf.··
2025 12. kitabı
Cennet'teki yasak meyve olan elma, neyi temsil ediyordu? Adem bu yasak meyveden bir ısırık alıp, ebedi cennetten yeryüzünün zorlu şartlarına niye atıldı? Ve biz, milyarlar kadar çoğalan Ademoğlu ve Ademkızı, burada ne işimiz var? Belki de elma, "düşünceler"di... Ondan alınan ısırıkla da "düşünceleri fark etmek" farkındalığı geldi ve büyü bozuldu... Çünkü biz yaratılmışlar, kendimizin hiç kötü olmadığını, fedakar olduğumuzu, yardımsever olduğumuzu, yüce gönüllü olduğumuzu, adaletli olduğumuzu sanar, buna inanır ve herkese de bu yüzümüzü göstermeye gayret ederiz. Bundan sebeptir ki, bize olumsuz bir şey söylendiğinde ya da bizimle ilgili olumsuz bir şey düşünüldüğünde hemen onu düzeltmek isteriz. Gerçekten sandığımız kadar iyilik dolu muyuz? Gerçekten kıskançlık yok mu içimizde? Doğru mu eli açık olduğumuz? Hiç mi kendimizi önceliklendirmeyiz? Hep iyilik mi geçer zihnimizin labirentlerinden? Küçücük de olsa haset geçmez mi içimizden? Yargılamaz mıyız hayatını bizim normlarımız dışında yaşayanları? "O kim oluyor?" derken, hiç mi küçümsemeyiz diğer yaratılan kulu? Hepimiz iyi ve kötünün tohumunu taşır içinde. "Ben kibirlenmem" diye yalan söyler, "ben hiç kıskanmam" diye yine yalan söyler, "ben adaletliyim", "ben dürüstüm" diyenler de... İnsan kendi zihninden geçenleri ne kadar saklamaya çalışsa da o zihnindekilerle yüzleşmek zorundadır. Hep mağdur olunmaz, hep haklı olunmaz, hep alçakgönüllü olunmaz; dürüstlük kendi içindeki kötü yanları da görmekle başlar. Dürüstlük, önce kendine dürüst olabilmekten geçer. Gelelim kitaba; bir cennet tasviri, dünyada yaşam sadece Adem ve Havva bittabii çocukları ile sınırlı o dönem. Adem ve Havva cennetten yeni kovulmuş. Azazil yeni İblis olmuş, e tabii o da kovulmuş. Cennet kendi halinde akarken, melekler ve baş melekler, zihinlerinden
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2024 30. kitabı
Ilk defa Sezgin Kaymaz okuyorum. Bayıldım.Devami gelir... Mekan cennet. Karakterler dört büyük melek ve melekcikler. Azazil'in şeytana dönüşüp Adem ile cennetten kovulmasından sonra Mikail onun yerine küçük meleklere ders vermeye başlar ancak küçük melekler Mikail'e direnç gösterirler,eleştirirler,karşı çıkarlar. Zira Azazil'i çok sevmektedirler. Mikail'in sınıf karşısında sinirlerine hakim olamayan bir öğretmen gibi davranması çok komikti. Sınıf yönetimi pek iyi değildi:)))Bunun üzerine diğer kankalari Azrail ve Israfil meleklere sorununu açar. Daha sonra Tebligci melek Cebrail olaya dahil olur ve diğer küçük meleklerle birlikte Mikail ,Azrail ve Cebrail yüce varlıktan gelen tebliğ ile görevlendirilerek dünyaya gönderilirler. Dünyada gördükleri ise korkunçtur. Ademoglu'nun hayvana,bitkiye yaptıklarına inanamazlar. Insanoğlunun kibri,aczi ve hevesleriyle geldikleri nokta çok kötüdür.Cok farklı bir ınsanlık komedyası anlatılmış romanda. Yazarın kelime bilgisi inanilmaz. Eski Türkçe,yeni Türkçe,yöresel deyişlere inanılmaz hakim. Cennetteki meleklerin Orta Anadolu Türkçesi ile konuşmaları çok komikti. Bazı yerlerde çok güldüm. Okuyun...
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
10/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2023 68. kitabı
Ne kitaptı ama! Ateş Canına Yapışsın okunduktan sonra devam niteliğinde bunu okuyabilirsiniz değerli 1k okurları. Adem ve Azazil'in sürülmesi sonrası cennet ehlinin yaşadıklarını anlatan mistik bir roman. Hocaların hocası olarak dersler anlatan Azazil'in, küçük melek topluluğu ile yeniden sorgulaması üzerine harikulade bir diyalektik. Kesinlikle okuyun edinin. Nefha'dır cennetin hoş kokusu. Taa ki son nefes olana kadar. Nefha Sezgin Kaymaz
Edebiyat
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
8/10
·165 syf.··
2026 73. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 11:01
İblis cennetten kovuluyor, rahat bir nefes almayı bekleyen cennet sakinlerini ise büyük bir sürpriz bekliyor. Küçük melekler ayaklanıyor, baş melekler düzeni sağlamaya çalışırken işler iyice çığrından çıkıyor. Sezgin Kaymaz hem üslubuyla hem konu seçimiyle okumaktan/dinlemekten fazlasıyla keyif aldığım bir yazar. "Ateş Canına Yapışsın" da, "Nefha" da hem güldürdü hem düşündürdü. Okumanızı tavsiye ederim. =)
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
6/10
·165 syf.··
2025 25. kitabı
Kalemiyle ilk kez tanıştığım Sezgin Kaymaz’ın Nefha'sı ile bu kez Cennet'e uzanıyoruz. İsrafil’in ölü kalplere can veren nefesi demek Nefha. Adem’in önünde secde etmeyen Azazil, onun secde edilmeye layık olmadığını göstermek için günaha sürükledikten sonra Cennet’ten kovulmuştur. Ardından Adem ve Havva da… Cennette dört kadim melek Mikail, İsrafil, Azrail ve Cebrail vardır. Bir de diğer eğitime tabi tutulan melekler. Bu küçük melekler düşündükçe sorular birbirini izler. “Hepimiz Adem’in önünde secde ettik. En büyük melekler de etti. Ama o da suç işledi. O zaman biz kimiz ki işlemeyeceğiz” diyorlar. Sonra düşünüyorlar: Koskoca Azazil suçlanabilmişse hangimiz suçlanmayız. “Çünkü düşündüğünü söyledi o. Bu da demek oluyor ki, düşündüğünü söylemek suç o zaman.” Sezgin Kaymaz’ı ilk kez okudum. Değişik bir anlatımı ve dili var. Farklı. Mesela çoğul eki fiillerde hep en sonra. Varmışlardı değil de varmıştılar. Gerek konusuyla gerek farklı anlatımıyla bana Saramago’nun Kabil romanını anımsattı. Düşünmek, sorgulamak, kibir, büyüklenme gibi konularda ilginç söylemler vardı kitapta. Zihin açıcı bir egzersiz çözmek gibiydi.
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 10:12
Huzurun hüküm sürdüğü cennette Ademoğlu yaratıldıktan sonra işler değişir, Adem kovulur, Azazil iblis olur, cennette bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır….. (kibir, hırs kavramları ele alınıp güzel ironileştirilmiş bir kitap)
NefhaSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 2023711 okunma
Şeytan Aklama
1/10
·196 syf.·
2026 15. kitabı
İmanın şartlarında ikinci sırayı teşkil eden melekleri, sokak ağzıyla konuşturmak mı? Hem de cennette! Hem de dört büyük meleğin isimlerini vererek hepsini birden! Haşa. Sümme haşa. Konu cennette geçiyor. Herkesin bildiğidir. Adem aleyhisselam yaratılmış, melekler ona secdeyle emrolunmuş. Hepsi emre uymuş fakat cinlerden olan Azazil buna uymamış ve cennetten kovulmuş. Adı İblis olmuş. Lanetlenmiş. Buradan sonrası değişiyor. Gerçi buraya kadar da hata var (İblis’i meleklerden saymak gibi) ama geçelim. Azazil, yazarın melekcik olarak adlandırdığı küçük meleklerin eğitiminden sorumluymuş. Kendisi kovulduktan sonra bu görev Mikail aleyhisselama (selamı ben yazıyorum, yazar onlar hakkında hemen hiç tazimde bulunmuyor) verilmiş. Fakat kendisi epey asabi yapılı olduğundan melekciklerle hemen hiç anlaşamıyor. Hemen her an onlara ses yükseltip kızıyor, yetmiyor melekciklerse Mikail aleyhisselama ters ters cevap verip onun arkasından “Miko” diyebilecek denli (hatta bir yerde “mahalle karısı gibi bağırıyorsun” diyorlar) işi rezil hale getirerek dalga geçiyor. Mikail aleyhisselam bitiremediği dersin akabinde soluğu arkadaşları İsrafil ve Azrail aleyhisselamın yanında alıyor. Onlarla dertleşiyor. Hollywood filminden fırlamışçasına elinde koca bir tırpan tutan Azrail aleyhisselam tamamen duygudan arındırılmış şekilde betimlenirken, İsrafil aleyhisselam daha çok orta yolcu ve ara bulucu uysal bir yapıda resmedilmiş. Gelgelelim her ne kadar sakinleşse de derdine istediği dermanı bir türlü bulamıyor büyük melek ve defalarca kere döndüğü ders, tekrar ve tekrar bölünüyor. Neresinden tutmaya çalışsan elinde kalır. Peki bitti mi? Elbette hayır. Birkaç olay maddeleyelim; - Melekcikler, Azazil’e Büyük Usta diyor. Yeni hocaları Mikail olduğu için ona da bu şekilde hitap ediyorlar ama
NefhaSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019711 okunma
7/10
·200 syf.··
2025 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 00:00
Düşünüyorum da cevabını bulamıyorum, gurura kapıldığımız için mi şaşırdık biz, yoksa zaten şaşkın olduğumuz için mi gurura kapıldık? ... Daha önce bu soruları niye sormadık hiç kendimize? Bilmediğimiz için mi sormadık, yoksa sormadığımız için mi bilmedik? Şimdi ne oldu da bildik peki? . . İlksöz: Adem, geldin ortalığı karıştırdın, gittin ortalığı karıştırdın. Adem'in ve artık İblis olan Azazil'in o büyük günahı işleyip cennetten yeryüzüne kovulduğu andan itibaren başlar hikâye. Bu nedenle bir bakıma Ateş Canına Yapışsın'ın devamı gibidir, mekân da cennettir yine. Azazil ve Adem'in cennetten kovuluşu, cennetin bozulan düzenini geri getirecektir diye umar büyüklü küçüklü tüm melekler. Ama artık İblis olan Azazil şüphe duygusunu cennette bırakıp gitmiş, onun sorgulamaları diğer meleklere geçmiştir. Büyük Hoca Azazil'in yerine Mikail küçük meleklere ders vermektedir artık. Küçük melekler sürekli onu Azazil ile kıyaslar. Aslında kıyaslamaları sadece onlar yapmaz, Mikail de hocalığını hep Azazil'in hocalığı ile karşılaştırır, onun gibi küçük melekler üzerinde oluşturamadığı saygınlığı düşünür sürekli. Giderek farkeder ki içinde Azazil kıskançlığı oluşur ve yine farkeder ki Azazil'in düştüğü kibir çukuruna kendi de düşmektedir. Mikail ile başlayan şüphe ve sorgulamalar diğer büyük meleklere de yansıyacaktır. Cennet eski düzenli ve güzel günlerini, Tanrı'ya olan sorgusuz teslimiyet ortamını kaybetmeye başlamaktadır. Düzeni bozan Adem ve Azazil'i cennetten kovan Tanrı'nın tavrı şimdi ne olacaktır. Ateş Canına Yapışsın önce okunursa daha iyi olur ama Adem, İblis ve cennetten kovulma durumu bilindiği için tek de okunabilir. Aslında fark ettirmeden büyük melekler gibi kitabı okuyanda da sorgular oluşturan bir metin. Meraklısına. Kitapla. Sağlıcakla. . . . Sonsöz: Adem'in
NefhaSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019711 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2021 14:30
Nefha okuyanların ya çok sevdiği ya da nefret ettiği bir kitap. Dinle alay ettiğini iddia edenler olsa da doğru bir okumayla dalga geçmediğini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Ben çok severler tarafındayım. Kitap Cennette geçiyor. Mikail'in Azazil'den -kibrinden dolayı sonra şeytan oluyor-boşalan öğretmenlik kadrosuna geçmesi ve küçük meleklere ders vermesiyle olaylar başlıyor. Pardon küçük mü dedik? Peki kim küçük kim büyük? Buna kim karar veriyor? Kendimizi başkalarından nasıl büyük görürüz? Sadece ve sadece büyük olan yaratıcı iken insanların birbirini küçük görmesi kabul edilebilir mi? Kitap tamamen tek bir konu üzerinden ilerliyor: KİBİR. Cennette tüm meleklere verilen bir ders sonrası hepsi yeryüzüne iniyor ta ki İsrail'in son nefesine kadar. Yeryüzünde karşılaştıkları şey ise onları perişan ediyor. Lütfen önyargılı olmayın ve bu kitabı okuyun. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve son olmayacak. "İşlediği sahiden de suç muydu adamcağızın sizce? Bir sabah kalktı, yüzünü gözünü yıkar gibi patırt diye suç işledi, öyle mi? Eğer öyleyse, yandık biz. Çünkü düşündüğünü söyledi o. Bu da demek oluyor ki, dü­şündüğünü söylemek suç o zaman." syf. 45. "Bir yer, bir şey veya bir kul fark etmez, bir varlığı kendi malın, kendi hakkın olarak vehmediyorsan eğer, torun topra­ğın sendeki tapusunu senin zannediyorsan, kendini her şeyin malikinden, o Kadir-i Mutlak' tan üstün görüyorsun demekti." syf. 128.
NefhaSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019711 okunma
Nefha
8/10
·200 syf.··
2023 5. kitabı
Nefha; 1) Hoş koku. Tatlı, esinti. 2) Kıyametın kopması, sûra yapılacak üfleyiş. Yazar Sezgin Kaymaz'a sorulduğunda kitabın konusu adının iki anlamını da kapsadığını söylüyor. Cennette bir sürü melek ve dört büyük kadim melegin olduğu cennet tasviri. Kitabı okumaya 6 Şubat Kahramanmaraş depreminden önce başlamıştım. Tevafuk olsa gerek. Kitabı okurken Mikail Meleği cennetteki küçük meleklere ders veriyordu. Küçük melekler kızdırsa da diğer Kadim Melek arkadaşlarıyla Mikail, sinirlerine hakim olmaya çalışıp yine derse devam ediyordu. Mikail meleğinin görevi dünyadaki hava olayları, afet vb. düşünülürse... Bu yaşadığımız depremde bu kitabı okumam da acayip bir tevafuk olsa gerek. Depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan Rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve geride kalan onca insanımıza çokça sabır dilerken. Kitabın son vurucu alıntısıyla yazımı bitirmek isterim. 'Korkunçtu, ama daha korkuncu vardı. Âdem'in şen şatır kahkahası geliyordu. "Gül bakalım sen, gül!" Dedi Inci hırıl hırıl. "Şimdi senin zamanın." Meleklerinse ağlama zamanıydı. Ağladılar.'
Sezgin Kaymaz
NefhaSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019711 okunma

Yazar Hakkında

Sezgin KaymazYazar · 17 kitap
Sinop (Erfelek) doğumluyum. 5 yaşıma kadar orada kaldım, babam bizi terk ettikten sonra 5 kardeş, bir de anne Konya'ya taşındık. İlkokulu ve Koleji (O zamanlar Maarif Kolejiydi) Konya'da bitirdim. 1980'de Hukuk okumak için Ankara'ya geldim. Sporla ilişkim okulla olan ilişkime ağır bastığı için üçüncü senemde Hukuk Fakültesinden ayrılıp Hacettepe İngiliz Dil Bilimine geçtim. Son sınıfa kadar okulun en başarılı öğrencilerinden biri olmayı bile becerdim. Son sınıfa dönemlik kaydımı yaptırmaya gittiğim gün Türkçe dersini alttan almam gerektiğini, çünkü çaktığımı söylediler. Ben de sinirlenip son sınıftan terk ettim. O arada öğrenci affı çıktı. 10 sene önce sıkılıp bıraktığım Hukuk Fakültesinin 10 sene önce yüzüne bile bakmadığım derslerine üç ay çalışarak hepsini verdim ve afla geri dönüp yeniden Hukuk öğrencisi oldum. Bir süre sonra sınıf arkadaşlarım işi abartıp bana "Amca" demeye başladıkları için tekrar sıkıldım ve tekrar bırakıp İngiliz Dil Bilimine döndüm. Çok şükür diplomamı aldım.  Spora cirit ve çekiç atarak başladım, daha sonra hentbolü seçip 31 sene boyunca antrenörlük yaptım. Araya sıkıştırdığım spor değil okul oldu her zaman. Bu süreçte Kulüp takımlarının yanı sıra Millî Takımları da çalıştırdım.  1990 senesinde günlük uyku ihtiyacımın 1-2 saati geçmediğini, hâttâ 3 saat uyuduğum zaman ertesi gün akşama kadar baş ağrısı çektiğimi fark ediverdim. Geceleri okumaktan sıkılınca da yazmaya başladım. Çok sevdiğim bir arkadaşım taslaklardan birini İletişim'e sızdırınca da Can KOZANOĞLU bana "yazar" dedi. O günden sonra spor dahil diğer bütün işler "araya sıkıştırılan" işler oldu. Yazmanın bu kadar hoşuma gideceğini bilseydim 31 sene top peşinde koşmazdım. Gerçi şu anda Voleybol Federasyonunda top kovalamaya devam ediyorum ama gecelerin bana kalan birkaç saatlik kısmı var. Orada yazmaya çalışıyorum.